Adına "maymun çiçeği virüsü" denen hastalık dünyayı kasıp kavuşuyormuş..

Önü alınacak gibi değilmiş..

Önlemini almanın mümkünü yokmuş..

Korana'dan çok daha tehlikeli çok daha ölümcüymüş…

Varsın olsun..

Vız gelir, tırıs gider..

Söz konusu virüs Ortadoğu'da, Avrupa'da, Amerika'da postasını atabilir, "var mı bana yan bakan" naraları atabilir.. Etkili olabilir, insanlara korku salabilir, dehşet saçabilir..

Buraya kadarını anlarım..

Fakat undan sonrasını da anlamaları gerekenlerin anlamlarını ve algılamalarını isterim;

-Bu virüs bize bir şey yapmaz, ya-pa-maz..

-O bizden korkmalı,

-O bizden çekinmeli,

-O bizden tırsmalı,

-Ve o bizim muhide uğramamalı.

Neden?

Çünkü bizde milyonlarca iki ayaklı maymun çiçeği virüsü taşıyan cenah var..

Ha babam,

De anam,

Ver kirvem diyerek, etrafta başıboş gezinip duruyorlar..

Yağmur nereye yağsa, göz açıp kapatana kadar geçen sürede  tarlalarını o bölgelere taşımakta son derece mahir olanlara;

-Maymun ne yapsın?

-Virüsü ne yapsın?

-Mümkünü var mı?

-Olabilir mi ?

Efendiler, benim güzel ülkemin yüzde 85'e yakın bölümü AÇ ve AÇIKTA..

Kendimi de dâhil ederek belirteyim;

"Benim güzel ülkemin güzel insanları burunlarından değil, başka yerlerinden solutuluyor."

.......

Maymun Çiçeği Virüsü gelse kaç yazar, gelmesse kaç yazar..

YAZAN, yaptığıyla kalıyorsa.!!