Hazreti Ali'ye; "Dünya nedir?" Diye sormuşlar...

"Helalinde HESAP,

haramında AZAP var" demiş.

Bu kelamı eden Allah'ın aslanı..

Aslan kükredi mi dağ taş inler değil mi?

-Evet.

Aslan yanlış söylemez değil mi?

-Haşaaaa.

Aslan eksik söyler mi?

-Söylemez.

Asla mı?

-Asla.

Katta mı?

-Katta.

Essah mı?

-Essah.

Katti mı?

-Katti oğlu katti.

Hazreti Ali Efendimiz, "ders niteliğindeki" bu sözü bugünleri görüp te söylemiş sanki..

-Çok müthiş.

-Çok kudretli.

-Çok hikmetli.

-Çok himmetli.

-Çok kadir.

-Çok keremli.

-Çok kerimli.

-Çok balanslı.

-Çok tandanslı.

-Çok destansı.

.....

Pekiii...

İçi dolu bu sözler kim, ya da kimler için söylenmiş?

Söy-le-ye-yim;

-Haram yemeyi hikmet ve himmet sanan haramiler için söylemiş..

-Sırtlarını dayılarına dayayıp, üç kuruşa aldıkları malları "bir trilyon üç kuruşa" satan dallamalar için söylemiş..

-Hak etmedikleri kazancı hak etmiş gibi gösteren, yüce yaradanı kandıracaklarını sanan "avcarlanmış soytarılar" için söylemiş..

-Al küllah, ver takke bir yaşam sürdüren "iki ayaklı sürüngenler" için söylemiş..

-Yalan bulamadıkları zaman doğru ve doğruları söylemek zorunda kalan, doymak nedir bilmeyen, Allah'tan korkmayan, kuldan utanmayan, ar etmeyen "kaşarlanmış şerefsizler" için söylemiş.

......

"Helalinde HESAP,

Haramında AZAP var" sözünün ne mana içerdiğini bile bile, harama el uzatan, haram yemekten imtina etmeyen, bıkmayan, usanmayan, kul hakkına elleri, kolları, bacaklarıyla dalan, sadece bu dünya için yaşayan, öteki tarafı unutan, bu müthiş kelama "kelamullah" anlayışı ile bakmayan, bakmak istemeyen, öteleyen,

örseleyen, tersinden gören, tersini yapan, takmayan, tınlamayın, dandini davranan, "camuz yağı ile yağlanmış" yüzsüzlerin başları secdeye bin kez değil, bir milyon bin kez değse bile;

-BOŞ'tur..

-Ve dahi, BOMBOŞ'tur.