Son zamanlarda bu türküyü çok sevecek ve çok duyacaksınız benden söylemesi.

İnanın ki son dönemlerde benim de dilime pelesenk oldu…

Hikayesini de çok ilginç bulacaksınız ama “Türkiye burası!” diyecek ve yüzünüzde hafif bir tebessüm belirecek.

Hani benim Recep’im

Recep’im

Sarı lira vereceğim

Almazsan karakola gideceğim…

ANTALYA YOLUNDAYIM!

Dün Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği’nde seçim vardı. Normalde Seyhan Belediye Başkan Vekili Hasibe Akkan aday olacaktı. Ancak son anda, Tufanbeyli Belediye Başkanı Ahmet Aktürk lehine çekildi. Diğer aday da Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa idi.

Sandığa 79 oy atıldı, 46’sı Akbuğa’ya, 33’ü Aktürk’e gitti.

Seçimi Nurettin Akbuğa kazandı.

Ama asıl hikâye burada başlamıyor.

Kulislerde konuşulanlara göre, bir ihanet yaşanmış!

Yani bizimkiler “Konya yolunda” değil, “Antalya yolunda” ihanete uğramışlar.

Ben de tam o sırada yoldayım, telefona sarıldılar:

— Alo, Sayın Meclis Üyem!

— Alooo, Antalya yolundayım, Antalya!

— Efendim, seçimlerde ihanet mi varmış?

— Yahu Antalya yolundayım diyorum!

— Antalya yolunda ihanet mi var?

— Yok kardeşim, sadece trafik var!

Siyaset yolları da böyle işte; bazen asfalt kaynar, bazen kulisler…

Ama belli ki bu sefer sadece araçlar değil, gönüller de yolda kalmış.

Yine de umutluyum.

Antalya’ya varınca denize bakarım, belki o da der ki:

“Bırak siyaseti, biraz serinle…”

MECLİS ÜYELERİ VE KAVGALARI

Şu siyaset ne menem bir şey! Vallahi baba ile oğlunu bir birine düşürür. Son zamanlarda bütün belediyelerde, derinden de olsa, meclis üyeleri ikiye bölünmüş durumda. Aynı partiden olsalar bile kimileri belediye başkanlarının yanında yer alıyor, kimileri de muhalefet olmayı seçiyor.

Hani bildiklerimizi yazsak, Arşimet suyun kaldırma kuvvetinin formülünü unutur.

Isaac Newton’un kafasına elma değil, bal kabağı düşse, yerçekimini unutur; uzayda hisseder kendini!

Thomas Edison ise sahte içki içmiş gibi, “Kim kapattı ışıkları?” diye bağırmazsa ben ne olayım!

Hadi hayırlısı…