Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sona ermesi ile birlikte Türkiye,normal gündemine dönmeye başladı. Henüz sıcağı sıcağına seçim sonuçları değerlendirmeleri gündemi işgal etmeye devam ediyor. Partiler aldıkları oy oranlarını irdeliyor. İl İl sonuçlar masaya yatırılıyor. Lehte ya da aleyhte olan durumun nedenleri araştırılıyor. Elbette ki son derece doğal bir süreç bu. Her partinin istisnasız yapması gereken bir çalışma. Hem partilerin geleceği açısından, hem de yaklaşan yerel yönetim seçimleri açısından, seçmen davranışları son derece önemli.Partiler, aynı zamanda parti teşkilatlarının performansını da ölçmüş oluyor. Böylelikle güçlü ve zayıf yönlerini saptamış oluyorlar…

Bu arada seçimin galibi olan sn. Erdoğan, 09 Temmuz Pazartesi günü TBMM çatısı altında yemin edecek ve resmen göreve başlamış olacak. Yeni sistemde yer alacak bakanlar kuruluda aynı gün 21.00 civarında açıklanacak..

24 Haziran seçimlerinin süreci böylelikle tamamlanmış olacak. Artık Türkiye’nin önünde, kaybedecek zaman yok. Aksine yapılacak çok iş var. Bilhassa ekonomik duruma ait sorunlar acil çözümler beklemektedir. Gerek iç politika da, gerekse dış politika da bekleyenbir çok konu var. Bunlardan biri de İşçi sorunları…İş hayatının olmazsa olmazı iş yasaları ve işçi sorunlarıdır.

Şimdi gelelim ‘İşçiler Açısından Manzara-İ Umumiye…’

DİSK’İn ilk kadın Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu 7 Haziran 2018 tarihinde gazetelere yaptığı açıklamada şunları söylemişti;

*Her 100 işçiden sadece 10'unun sendikalıdır, grev hakkı başta olmak üzere tüm sendikal haklar gasp edilmiştir ve kadınlar erkeklere oranla, daha düşük ücretle güvencesiz çalışmaya mahkumdur.

*20 Temmuz 2016'dan bu yana yaşanan OHAL ile birlikte daha da ağırlaşan bir baskı dönemini yaşıyoruz. Bir yere imza atmaktan tutun bir basın açıklaması yapmaya, meydanlara çıkmaya kadar her türlü hak aramanın zorlaştırıldığı bir siyasal iklim var. Ve biz DİSK olarak hep şunu söylüyoruz: Demokrasi işçinin ekmeğidir. Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakları olmaz.

*Tüm öncelikler çalışanların değil, patronların istekleri üzerinden şekilleniyor. Bunu TOBB Başkanı Rifat Bey (Hisarcıklıoğlu) çok açık söyledi. “İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanı çok maliyetliydi, hükümetten bazı düzenlemeler istedik, yaptılar. İş davalarının yüzde 99'unu işçiler kazanıyordu, bu bize çok büyük bir yük getiriyordu, hükümetten istedik, aracılık sistemini getirdi” dedi. Aslında sermaye temsilcilerinin söyledikleri, durumu açık bir biçimde ifade ediyor.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da, 15 milyon çalışanın olduğu bir ülkede 1 milyon 600 bin kişinin sendikalı olduğunu ve taşeron işçilik sisteminin iş cinayetlerini artırdığını ve kar hırsının işçi hayatının önüne geçtiğini söylemiş.

*İşçilerin büyük bir çoğunluğu neden sendikalı değil?

*Son dönemde sendikalaşmada gerilemenin gerekçeleri nedir?Grev başta olmak üzere en temel sendikal haklar neden kullanılamaz hale geldi?

*Bir taraftan teknolojinin yol açtığı bir dizi olumlu gelişme varken 18'inci yüzyıl koşullarını aratmayan çalıştırma biçimleri neden çok yaygın?

*Merdiven altı atölyelerde, inşaatlarda, madenlerde bu kadar çok ölümün olmasının nedeni ne?

*Soma'da yerin yedi kat dibinde 301 maden işçisi taşeron düzenine kurban verildi. Ancak Türkiye'de her Soma katliamının 6-7 katı büyüklüğünde işçi ölümleri devam ediyor. Neden önlem alınmıyor?

*Asgari ücret neredeyse ortalama ücret haline geldi. Milli gelir artışı olmasına karşılık işçilerin gelirleri neden yüzde 30 değer kaybetti?

*Çalışma yaşamında kadın işçiler erkeklerden daha düşük ücretle daha güvencesiz biçimde evden yarı ya da kısmi zamanlı çalışmaya neden mahkum edildi?

İşçilerin yüzde 54’ü ay sonunu neden zorlukla getiriyor?

İşçilerin yüzde 18’i neden sigortası çalıştırılıyor?

*Türkiye’de çalışma süreleri OECD ve AB ortalamasına göre neden yüksek?

İşçilerin dörtte biri neden hiç yıllık izin kullanmıyor?

TÜİK’nin bildirişine göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı %11. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı %20’yi geçiyor.İşsizliği azaltmak için politikalar ne olacak?

*Satılan şeker fabrikalarının iş güvenliği ne olacak?

Evet, bu ve buna benzer pek çok soru, cevap bekliyor.

SON SÖZ: ‘’ EMEK KUTSALDIR.’’