Efendim… Memleketin gururu Görkem Göçal, Romanya’daki masa tenisi dünya şampiyonasında dünya ikincisi olmuş.

Ama gel gör ki bizim belediye başkanları bu haberden öyle bir bîhaber ki… Vallahi duvarla konuşsam daha çok tepki alırım.

İlk olarak Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili’ne sorduk.

“Duymadınız mı şampiyonu?” dedik.

Adamcağız şöyle bir iç çekti:

“Vallahi duymadım. Kurultay vardı zaten, canım sıkkın. Yemeğe de gençlik kolları neredeyse baskın yaptı.”

E o baskından sağ çıkmak ayrı başarı tabii… Dünya ikinciliği onun yanında sönük kalmış olabilir (!)

Hemen yan masadan Seyhan Belediye Başkan Vekili lafa karıştı:

“Ben de çok yoğundum. Ali Bey’le, Fahri Baba’yla alternatif yemek düzenledik. Ne var yani, Görkem de gelseydi yemeğe!”

Sanki çocuk masaya raketle servis atacak…

Dönelim Ali Bey’e…

“Peki siz nerede olduğunuzu hatırlıyor musunuz?” dedik.

“İnanın ki kasada balık pazarlığı yapıyordum,” dedi.

Takdir ettim. Memleket şampiyon çıkarır, belediye başkanı balık… Ona da dünya pazarlık şampiyonluğu düşer artık.

Çukurova’ya döndük bu kez:

“Siz duydunuz mu efendim?” dedik.

“Yooook,” dedi, “Gaza basmıştım. Hızlı geçmişim, görememişim.”

Efendim, dünya ikincisi olmuş çocuk, roket değil ki görmen için warp hızına geçsin!

Sarıçam’a uğradık son olarak.

“Kardeşim,” dediler, “Biz küçük belediyeyiz. Nasıl duyalım ki?”

Sanki duyma organı belediyenin nüfusuna göre çalışıyor…

Sonuç?

Çocuğumuz masa tenisinde dünya ikincisi olmuş, ama bizim belediye başkanlarının hepsi başka bir âlemde geziyor.

Maşallah herkes kendi branşında dünya birincisi:

Biri kurultayda, biri yemekte, biri balık tezgâhında, öbürü gaza basmış gidiyor!

Önce Adana Sanayi Odası…

“Siz yardımcı olur muydunuz?” diye sorunca:

“Tabii, eğer maç sanayide olsaydı yardımcı olurduk,” dediler.

Demek ki raket yerine çekiç ve mengene gerekirmiş, anladık.

Sonra Adana Ticaret Odası…

“Yok be kardeşim, bu iş ticari iş değil. Bizim alanımız değil,” dediler.

Yani çocuk dünya ikincisi olmuş ama raketi cüzdan yerine kullanmadıysa, işimiz yokmuş!

Peki bu odaların cevabı bize ne öğretti?

Herhalde bu çocuk hangi başarıyı elde etse, onlar hâlâ “bu bizim alanımız değil” derdi.

Dünya birincisi mi oldu? “Alanımız değil.”

Ay’a mı çıktı? “Bizim işimiz değil.”

Evreni mi keşfetti? “Formumuz yok, biz ticaret ve sanayiyle uğraşırız.”

Sonuç:

Görkem dünya ikincisi, başkanlar başka alemde, odalar başka gezegende…

Ama olsun, bu şehir gururunu gizleyemez.

Her raket vuruşu bize “helal olsun!” dedirtti, odalar isterse duysun isterse duymasın.

Bir dahaki yazıda, belki odalar masa tenisi kulübü açma fikrini de tartışır, kim bilir?

Ama olsun…

Görkem Göçal’ın başarısı, onların duymamasına rağmen tüm Adana’ya gurur oldu.

Bravo Görkem!

Belediye başkanlarının duymadığı yerden duyduk, gururlandık.