28 yıl evvel 17 Nisan 1990’da merhum Prof. Dr. Aşkın Karadayı Karaisalı Etekli köyünde satın aldığı arsaları göstermek için, beni bu köye getirmişti. Birlikte gezerken bir hanım, kendi arazisinden bir bölümünü almamı istedi. O anda yağmur hafif hafif atıştırıyordu. Böyle bir niyetim olmadığımı söylemem rağmen, ısrar eti ve şunu söyledi “Burayı alırsan, Adana’da benimde bir doktorum olur.” Bu sözler üzerine, cebimdeki 300.000 TL ile beş yüz metrekarelik bir yeri köy senedi ile satın aldım, Selver Şimşek’ten.

O zaman köyün muhtarı, merhum Sadık Yılmaz’dı.

Bir gün belgelerimi karıştırırken, bu köy senedini buldum. Yaşımız bir hayli fazla olduğu için, eşimle beraber oraya gidip kalmamız, söz konusu olamazdı. O zaman, evimizin kızı gibi sevdiğimiz Aysel Çelik’e burayı verelim dedik. Bunun için köyün muhtarı Ahmet Akkuş’la ve merhum Selver hanımın oğlu Osman’la görüşüp, bir gün tespit ettik.

Kabasakal-Karaisalı yolundan giderek Etekli’ye vardık. Doğa yeşilliği ile ve bütün güzelliği ile karşımızdaydı.

Aldığım arazinin sınırlarını, Osman ve kardeşi İbrahim’le birlikte kolayca belirledik. Osman’ın oruçlu olmasına karşın, anlayışlı davranması takdire değer.

Aysel’e devir işlemi de, muhtarlıkta yapıldı. Düzenlenen belgedeki şahitlerden biri merhum muhtar Sadık’ın oğlu Yaşar, diğeri de Şakir Ünal. Azalar Kasım Pınar, Hayri Doğan, Etekli Köyü muhtarı da Ahmet Akkuş.

Ahmet Akkuş; giyimi ile, fiziğiyle, davranışlarıyla tam bir üst düzey bürokrat. Zaten daha önce, Yüreğir Milli Eğitim Müdürlüğünde önemli görevlerde bulunmuş. Doğduğu köye neler yapmamış ki. Harabeye dönmüş bir okulu yıktırıp, yeniden inşa ettirmiş. Öğretmen sayısını arttırmış, eğitim kalitesini yükseltmiş. Öğrencilerde başarılar kazanmış. Bir başka başarısı da iki değerli evlat yetiştirmesi.

Yaptıkları bir muhtarın işi değil, bir kaymakamın işi. Köyüne bir şeyler kazandırmak çabası içinde ve bundan büyük bir keyif almakta. Kendisini candan kutluyor ve örnek alınmasını diliyorum.

Muhtarlık odasında şahitlerle, azalarla tatlı sohbetler ettik. Cana yakın, samimi insanlar. İçtiğimiz çay da çok nefisti.

Şahane bir doğa, serin bir hava ve de sükunet. Burası tam bir dinlenme yeri. Villa tipi binalar da var, küçük kulübelerde, kurma evler de. Yazın nüfus beş bini buluyormuş.

Ulaşımı da kolay. Adana Büyükşehir Belediye otobüslerinin günde karşılıklı iki seferi varmış. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’yü, bu yardımından ötürü kutlarım.

Unutamayacağımız güzel bir geçirdik. Dönüşte Karaisalı çıkışında, yokuşta bulunan restoranda yediğimiz sucuk ve pirzolalar çok lezzetliydi.

İmkanı olanlar buraları görsün, hatta konaklasın. Çünkü, görülmeye değer yerler.