Her mesleğin, her işin kendine has zorlukları vardır. Hamallıktan, inşaat ameleliğine.. Seyyar satıcısından, saatlerce direksiyon sallayanlara.. Masa başı çalışandan, temizlik işçisine kadar..
Her mesleğin, her işin kendine has zorlukları vardır. Hamallıktan, inşaat ameleliğine.. Seyyar satıcısından, saatlerce direksiyon sallayanlara.. Masa başı çalışandan, temizlik işçisine kadar... Birçok iş ve meslek grupları vardır. E, para kazanmak kolay değil. Üstelik ülkemizde hiç kolay değil! Yalnız, hiç gitmediği, kapısından dahi geçmediği işlerden 3-4 maaş alanlar da yok değil! Ülkemize has bir durum olan bu olayı hepimiz az çok biliriz. Biz bunlara en kibar haliyle, ‘Bankamatikçi’ diyoruz. Sizin, bizim, hepimizin hakkını yiyen, haksız kazanç elde eden, servetine servet katanlara nedense kimse bir şey demiyor, diyemiyor. Ben de bunu anlamıyorum.
Neyse konumuzu fazla dağıtmadan, insanların yapmış olduğu işlerden bahsetmeye devam edeyim. İnsanı hayretler içinde bırakan tuhaf, bir o kadarda tehlikeli işlerle uğraşanlar var ki, duyunca ‘hadi canım!’ diyeceğimiz cinsten. Bu mesleklerin arasında toplum tarafından pek sevilmeyen, ürkütücü işler yapanlar vardır. Birazdan yazıma konu olacak isim ise, belki Orta Çağ’dan kalma bir meslekle uğraşmış biri, ama onun da işi buymuş…
Peki, kimdi bu adam? Mesleği neydi?
***
İşte karşınızda ‘Cellat’ Mastro Tita…
Giovanni Battista Bugatti 1796'dan, 1864 yılına kadar Papalık Devletleri'nin infazcısı, celladıydı. Devletlerin en uzun süre görev yapan celladıydı ve takma adı Mastro Titta idi. 85 yaşında, aylık 30 altın emeklilik maaşı ile Papa IX. Pius tarafından emekliye ayrıldı.1870'e kadar şehir hala Papa'nın yönetimi altındayken, halkın izlemekten en çok hoşlandığı ve akın akın gittiği etkinlik; meydanlarda gerçekleştirilen idamlardı.
O, köprüden geçmeye başladığı an, tüm şehir bir şeyler olacağını anlıyordu!
Halk bu uygulamayı izlemeye sadece eğlence için değil, çocukları bir şeyler öğrensin diye de ailecek gidiyordu. 1796 ve 1864 yılları arasında ise Roma'da gerçekleştirilen idamlardan yalnızca bir kişi sorumluydu: Giovanni Battista Bugatti. Bu adama halk tarafından Mastro Titta (Üstad Titta) adı verilmişti. Bu isim, "cellat" kelimesinin yerini alana kadar, 70 yıl bu işi yaptı. Bu süreçte tam 516 idam gerçekleştirdi. Öyle ki, kendinden önce ve sonra gelenler dahi bu isimle anılıyordu. Artık halkın hafızasına derinlemesine işlemiş ve hatta çocuk ninnilerinde adı geçirilir hale gelmişti.
Mastro Titta, mümkün olan en zalim işlerden birini gerçekleştirse de, profesyonelliğini hiç bozmuyordu. İşini kendini soyutlayarak gerçekleştiriyordu. Bu, aslında Roma halkının hayatın zorluklarına karşı olan tutumunun bir parçasıydı. Yine de kimi zaman Maestro Titta'nın adeta, 'beni burada olduğum için suçlama ya da mutlu ol, çünkü kısa sürecek. Temiz bir iş yapacağım' dercesine mahkûma son bir nefes hakkı verdiği de biliniyordu. Mastro Titta, Sant Angelo Köprüsü'nün öbür tarafında yaşıyor, karşıya yalnızca idam gerçekleştirileceğinde geçiyordu.
Bunun nedeni, daha önce idam ettiği insanların yakınları tarafından saldırıya uğramasını önlemekti. Mahkûmları idam etmediği günlerde, sıradan bir hayatı vardı Mastro Titta'nın. Evliydi ve eşiyle birlikte Borgo bölgesindeki evinin yanında açtığı bir dükkânda şemsiye boyacılığı yapıyordu. Ayrıca turistlere hediyelik eşyalar satıyordu. Günümüzde bu bölgedeki sokaklardan birinin adı hala 'Ombrellari' yani 'Şemsiye Boyacısıdır.' Devlet adına yürüttüğü işi yaptığında ise herkes onun geldiğini biliyordu.
İdamları gerçekleştirdiği meydana gidebilmek için, köprüden geçmesi gerekiyordu. Bu yolu yürürken üzerinde üniforması olan kırmızı bir pelerin ve omzunda ise baltası olduğu için tüm şehir birisinin hayatını kaybetmek üzere olduğunu bilir ve birbirine haber verirdi. Mastro Titta'nın köprüden geçmesiyle korku dolu, fakat heyecanlı halk meydanı doldurur ve idamı beklerdi. İdamlarına 'adalet', mahkûmlara ise 'hasta' diyen Mastro Titta, ilk idamını 22 Mart 1796'da idam yönteminin halen balta, tokmak ya da ip olduğu dönemde yapmıştı. Giyotin kullanımına ise 1816'da başlanacaktı.
***
Maestro Titta, 70 yıllık cellatlık kariyerinde toplamda 516 idam gerçekleştirdi. Bu, neredeyse her yıl 7 idam demekti. İsmi o kadar duyulmuştu ki, 8 Mart 1845'te gerçekleştirdiği idamlardan biri Charles Dickens'ın, ‘Pictures from Italy’ eserinde bile bahsedilmiştir. Günümüzde Mastro Titta'nın kıyafetleri ve idam aletleri, halen Via del Gonfalone'daki Kriminoloji Müzesi'nde sergilenmekte.
Normal yaşantısında şemsiye boyacılığı yapan, fakat bir yandan da cellatlık görevini profesyonelce yerine getiren Mastro Titta, yani Giovanni Battista Bugatti’nin efsaneleşmiş hayat hikâyesini siz değerli okurlarımızla paylaştım. Görüyorsunuz değil mi? Ne meslekler varmış…
Sağlıcakla kalın…