AVM'ler..

Yani "üç harfliler."

Hipermarketler..

Yani "sekiz-dokuz harfliler."

Bunlar, bu memlekette paraya para demiyorlar..

Bunlar, bu memleketin insanları sayesinde bütçelerini "en katmerlisinden" katlıyorlar..

Altını çizerek ifade edeyim;

-Onlar olmazsa biz VAR oluruz..

-Acaaaaak, biz olmazsak onlar VAR olmaz, o-la-maz.

-Meseleye bu pencereden bakanlar, ne demeye çalıştığımı anlar, anlamayana "anlaşılır bir dille" tane-tane anlatır.

.........

Bu memlekette para kazan, bu memleketin yerel gazetelerine KOF bak, gerekeni yapma..

Ekonomik şartların her gün değil, her saat değişkenlik gösterdiği ortamda, tüm şartlarını zorlayarak, "günlük olarak çıkan gazeteleri" görmezden gel, hiçbirini tanıma..

İşte bu olmaz, olmamalı..

-Gerçeği bilmek zorundasın kardeşim..

-Somut olanı tanımak zorundasın arkadaşım..

-Hakikati desteklemek mecburiyetinde olduğunu anlamak ve algılamak zorundasın dezzemin oğlu..

-Nalıncı Keser’inden farksız kimlikle dolaştığını kabullenmek zorundasın dayımın veledi..

-Hep bana Rabbena anlayışının sadece sana kaybettireceğini her zamankinden daha çok hissetmek mahkûmiyetinde olduğunu asla unutmayacaksın halamın cücüğü.!

........

Bu memleketin Çukurova Gazeteciler Cemiyeti var..

Başkanı var, yönetim kurulu var..

İşleyiş tarzı var..

Onlarla irtibata geçersiniz.. Onları destekleme, okur sayısını arttırma adına her gazeteden her gün 25- 30 adet alarak tereğinize yerleştireceksiniz..

Bunu yapmak çok basit ve dahi "basit oğlu basit."

........

"Veladdallin amin" dedikten sonra, NOKTA'yı koyayım;

"DEVE diye bildiğimiz hayvanı sizlerde bilirsiniz sanırım..

İşte o DEVE'nin hamuduna PİRE'yi koyacaksınız,

O KADAR."