Adliye ile girdisi çıktısı olanlar dahil, vatandaşların çok büyük bir kesimi, Savcı kimdir? Savcının Görevleri Nelerdir? Pek bilmezler. Ya da en azından, bir öğretmen, bir Doktorluk mesleği kadar bilmezler. Çok özet olarak,
Savcı kime denir? İhbar, şikayet ya da farklı bir kanal aracılığı ile kanuna aykırı bir durum tespit ettiği zaman, konuyu hukuk çerçevesinde inceleyip, araştırma ve soruşturma yapan kişidir. Savcılar, kanunlarda kamu davası açılmasının gerekli olduğu durumlarda, şikayet olmasa dahi, araştırma ve soruşturma yapabilir. Savcıların başlıca görev ve sorumluluklarını da şöyle sıralayabiliriz;
*Dava konusu taraflar ile ilgili kanıtların toplanmasını sağlamak,
*Kasten adam öldürmek ya da taksirle adam öldürmek gibi olaylarda ölen kişilerin adli muayenesini takip etmek,
*İddianame hazırlamak,
*Mağdurların ya da kamunun haklarını savunmak.
İşte bu mesleki formasyona sahip Cumhuriyet Savcıları arasından da Cumhuriyet Baş Savcısı ataması yapılır.
Cumhuriyet Başsavcılığının Örgütlenmesi ve İşleyiş Biçimi, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri hakkındaki Kanunun 16. maddesi uyarınca, mahkeme kuruluşu bulunan il veya ilçe merkezlerinde Cumhuriyet başsavcılığı kurulur. Cumhuriyet başsavcılığında bir Cumhuriyet başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı görev yapar. Aynı kanunun 18. maddesi uyarınca İl Cumhuriyet başsavcısının Ağır Ceza Mahkemesi çevresindeki Cumhuriyet savcıları üzerinde, Asliye Ceza Mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının ise o yargı çevresinde görevli Cumhuriyet savcıları üzerinde denetim ve gözetim yetkisi bulunmaktadır. Cumhuriyet başsavcısının Cumhuriyet savcılarının iş bölümünü belirleme yetkisi bulunmaktadır. Cumhuriyet başsavcısı bir dosyayı bir savcıdan alarak, başka bir savcıya vermeye veya bir savcıyı Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki başka bir birimde görevlendirme yetkisine sahiptir. Başsavcıya bu yetki kurumun düzenli bir şekilde işlemesini gayesi ile verildiğinden verilen yetki uyarınca kullanılan iş bölümü kararı da idari bir işlem niteliğinde olup, idari yargı denetimine açık nitelikteki kararlardır. Doğal olarak kanunun Cumhuriyet başsavcısına verdiği bu yetki, Cumhuriyet savcılarını Cumhuriyet başsavcısına tabi konuma sokmaktadır. Cumhuriyet başsavcılığının işleyiş biçimine bakıldığında, Cumhuriyet savcısının adli görevi yönünden Cumhuriyet başsavcısına bağımlı kılan başka bir neden ise, kanundan değil, fiili durumdan kaynaklanmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu Cumhuriyet başsavcısına, Cumhuriyet savcısı tarafından tanzim edilen iddianame veya takipsizlik kararları üzerinde her hangi bir tasarrufta bulunma yetkisi vermediği halde uygulamada ilgili işlemler Cumhuriyet başsavcısının "görüldü" işleminden sonra hüküm ifade etmekte, yani Cumhuriyet başsavcısı ilgili kararın hukuken varlık kazanmasını engelleyebilmekte veya içeriğini değiştirilebilme olanağına sahip olmaktadır. Bu işlemler de Cumhuriyet başsavcısının denetim ve gözetim yetkisine dayandırılmaktadır.
Bu kısa girizgahtan sonra, il veya İlçelerdeki Cumhuriyet Baş Savcılarının hukuk ve adalet noktasında ne denli önemli, ne kadar hassas bir konumda görev yaptıkları, çok daha iyi anlaşılmaktadır.
Adana’da ise durum şöyle; Cumhuriyet Başsavcısı, 3 vekil ve 110 Cumhuriyet Savcısı ile görev yapmaktadır.
Başsavcılıkta liyakat, çok çok önemli…Bilgi, birikim, donanım ve deneyim, o Baş Savcının karinesini oluşturmaktadır. Tabii ki bu özelliklerinin yanı sıra makamın verdiği gücü, mağrurluğa, kibir e dönüştürmeden, tevazu içindeki tavır ve davranışları da en az, sahip olduğu diğer özellikler kadar önemli. Bir Baş Savcının hem kendi kadrosundaki, hem o teşkilattaki, hem ceza evlerindeki mahkum ve personele, ve de sosyal-kültürel-toplumsal ilişkideki vatandaşlara sevimli gelmesi, kendini kabul ettirmesi, sevilen, sayılan, takdir edilen bir Baş Savcı olması, bütün bunların toplamına bağlı.
Adana olarak, bu yönden şanslıyız. Yeni Cumhuriyet Başsavcımız, sn. Bilal Gümüş, sanki yıllardır Adana’da bu özellikleri ile görev yapmış gibi kendini sevdirdi, kabul ettirdi. Temmuz 2020’de tayini Adana’ya çıkan sayın Gümüş, Adli tatilin bitiminde fiilen(icraat olarak) göreve başladı. Bilgi, birikim, donanım, deneyim, hemen hemen her Baş Savcıda mevcuttur diyebiliriz. Ancak, insani yön, tevazu, halkla ilişkileri, iletişim, ilişki başarı, ya da performansı, bambaşka bir özellik… İşte sayın Gümüş’te bu özelliklerin tümü var. Kahvaltılı toplantımızda sergilediği tutum, sıcak ve samimi davranışları, içten konuşması, soruları cevaplarken, yılların arkadaşıymış gibi yakın durması… Şeffaflığı, tevazu içindeki donanımı hayranlık uyandırdı. Meslek hayatı boyunca, üstlendiği tüm görevleri, üstün başarı ile taçlandırmış, basın savcılığından, spor savcılığına kadar hemen hemen her alanda savcılık yaparak, deneyim ve tecrübe dağarcığını oldukça zenginleştirmiş, çok değerli bir bürokrat olduğu, hemen anlaşılıyor.
Son derece zevkli, keyif aldığımız güzel bir toplantı oldu. Toplantı bittiğinde, gazete personeli ve biz yazar kadrosu, adeta zevkten dört köşe vaziyetinde idik. Teşekkürler, sayın Başsavcım.
Sayenizde fevkalade bilgilendik…Size duyulan güvenin zirvesini yaşadık. Yolunuz açık, başarınız daim olsun…
SON SÖZ: ‘’ HEPİMİZ BİRİMİZ, BİRİMİZ HEPİMİZ İÇİN’’ *Alexandre Dumas*
‘’EMRETMEDEN YÖNETEBİLEN, LİDERDİR.’’ *Lao Tzu*