Yapılan resmi açıklamalara göre, fıtık teşhisi konulan çalışanlar eğer bu durumun mesleklerinden kaynaklandığını ispatlarsa, sistem onlara emeklilik yaşını beklemeden maaş alma ve tazminat toplama imkanı tanıyor. Bu gelişme, özellikle inşaat, lojistik ve ağır sanayi gibi alanlarda ter döken binlerce vatandaş için yeni bir umut kapısı oldu.
İSA KARAKAŞ UYARDI: MESLEKİ BEL FITIĞINI ÖNEMSEYİN
SGK Başmüfettişi İsa Karakaş’ın değerlendirmelerine göre, çalışma hayatının getirdiği bedensel yıpranmalar çoğu zaman "normal bir ağrı" olarak geçiştiriliyor. Oysa kanunlar, iş yerindeki ergonomik hataların veya aşırı zorlanmaların neden olduğu bel fıtığını birer meslek hastalığı olarak tanımlıyor. Karakaş, bu teşhisi alan kişilerin sigorta geçmişine bakılmaksızın haklarının başladığını ifade ediyor. Mesleki kaynaklı fıtıklar, çalışanın sadece tedavi masraflarını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda ona ömür boyu sürecek bir gelir kapısı aralıyor.
RAPOR SÜRECİNDE "İŞ TANIMI" HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Meslek hastalığı hakkından yararlanmak isteyen sigortalıların izlemesi gereken yol haritası oldukça net. Tedavi için sağlık kuruluşuna başvurulduğunda, şikayetlerin iş yerindeki görevlerle bağı mutlaka kurulmalı. "İşim gereği sürekli eğiliyorum" veya "Günde şu kadar kilo yük taşıyorum" şeklindeki beyanlar, doktorun koyacağı teşhisin hukuki zeminini oluşturuyor. Yetkili hastanelerden alınan heyet raporu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından onaylandığında, sigortalı artık meslek hastalığı tazminatı ve sürekli iş göremezlik geliri için tüm şartları yerine getirmiş sayılıyor.
HEM MAAŞ HEM TAZMİNAT İMKANI
Bu yasal statünün kazanılmasıyla birlikte çalışan, işverenin kusuru oranında maddi ve manevi tazminat davası açabiliyor. Mahkemeler, işçinin fıtık nedeniyle kaybettiği çalışma kapasitesini ve çektiği acıyı baz alarak yüksek tutarlı tazminatlara hükmedebiliyor. Bunun yanı sıra SGK, iş göremezlik oranına göre belirlenen bir tutarı her ay düzenli olarak sigortalının hesabına yatırıyor. Bu ödemeler, çalışanın işine devam etse bile hakkı olan bir gelir niteliği taşıyor ve finansal mağduriyetin önüne geçmeyi hedefliyor.


