TV100'ün haberine göre; Jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde yükselmesi beklenen altın fiyatları, beklentilerin aksine sert düşüş yaşayarak büyük bir değer kaybına neden oldu. Bu düşüşle birlikte son bir yılda oluşan kazancın tam 97 milyar dolarlık kısmı silindi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının sürdüğü mart ayında altın fiyatlarının gerilemesi, piyasalarda ciddi bir kırılmaya işaret etti. Ons altın fiyatı yaklaşık yüzde 11,5 oranında düşerken, yatırımcıların “krizlerde yükselir” beklentisi de tersine döndü. Böylece altın, güvenli liman özelliği konusunda tartışmaları yeniden alevlendirdi.
TOPLAM KAZANÇ 325 MİLYARDAN 200 MİLYAR DOLARA GERİLEDİ
Ekonomistlerin yaptığı analizlere göre, altın stoklarında son bir yılda oluşan toplam değer artışı şubat ayında 325 milyar dolar seviyesindeyken, mart ayındaki sert düşüşle birlikte bu rakam 200 milyar dolara kadar geriledi. Yani yalnızca bir ayda 97 milyar dolarlık dev bir değer buharlaştı.
Bu gelişme, altına yatırım yapan bireysel ve kurumsal yatırımcılar açısından ciddi bir gelir kaybı anlamına geliyor. Özellikle Türkiye gibi altın yatırımının yaygın olduğu ülkelerde bu düşüşün etkileri daha belirgin hissediliyor.
TÜRKİYE’DE ALTIN STOKU DEV BOYUTTA
Yapılan hesaplamalara göre Türkiye’deki toplam altın stoku yaklaşık 4 bin 300 ton seviyesinde bulunuyor. Bu miktar güncel fiyatlarla yaklaşık 667 milyar dolarlık dev bir değere karşılık geliyor.
Son dönemde altına olan talep artmasına rağmen stok artışının sınırlı kalması dikkat çekiyor. Bunun arkasında ise birkaç önemli neden bulunuyor:
-
Altın ithalatına getirilen sınırlamalar
-
Merkez Bankası’nın rezervlerinden yaptığı satışlar
-
Piyasalardaki dengelenme süreci
MERKEZ BANKASI HAMLELERİ ETKİLİ OLDU
Mart ayında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın altın rezervlerinde dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Bankanın altın stoku 116,3 ton azalarak 434,1 tona geriledi. Aynı dönemde Hazine’nin altın varlıkları da düşüş gösterdi.
Ancak bu düşüşün tamamının satış kaynaklı olmadığı belirtiliyor. Analizlere göre düşüşün büyük kısmı altın/dolar swap işlemlerinden kaynaklandı. Bu durum, rezervlerdeki gerilemenin yaklaşık üçte ikisinin finansal işlemlerden oluştuğunu ortaya koyuyor.
İÇ PİYASADA ETKİSİ BÜYÜK OLDU
Altın fiyatlarında yaşanan bu sert düşüş, yalnızca yatırımcıların portföyünü değil, aynı zamanda iç talebi de etkiledi. Daha önce altındaki yükselişten elde edilen kazançlar, tüketim ve harcamalara olumlu yansırken, mart ayındaki düşüş bu etkinin bir kısmını geri aldı.
Buna rağmen altın yatırımlarından elde edilen yıllık kazanç hâlâ oldukça yüksek seviyede bulunuyor. Mevcut tablo, altının hâlâ güçlü bir yatırım aracı olduğunu ancak dalgalanmaların artık çok daha sert yaşandığını gösteriyor.
UZMANLAR UYARIYOR: DALGALANMA DEVAM EDEBİLİR
Ekonomistler, altın piyasasındaki bu sert hareketlerin yatırımcı davranışlarını doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor. Küresel gelişmeler, merkez bankalarının politikaları ve jeopolitik risklerin yönü, altın fiyatlarının seyrinde belirleyici olmaya devam edecek.
Özellikle son yaşanan düşüş, “altın her zaman güvenlidir” algısının sorgulanmasına neden olurken, yatırımcıların daha temkinli hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.


