Parti yönetiminin 10 Haziran tarihli Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında aldığı karar doğrultusunda, kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen milletvekillerinin kayıtlarının sistemden düşürülmesi, hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi.
"Kayıtların Düşürülmesi Standart Bir Uygulama"
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, işlemin tamamen hukuki prosedürler kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti. Çelik, CHP Genel Sekreterliği tarafından MYK kararlarının doğrudan Yargıtay’a bildirildiğini aktararak, sevk işlemlerinin "tedbirli" şekilde yapılması nedeniyle disiplin süreci sonuçlanıncaya kadar ilgili isimlerin üyelik kayıtlarının sistemden düşürülmesinin olağan ve standart bir uygulama olduğunu ifade etti.
İhraç İstenen Vekiller ve Akdoğan'ın Sert Tepkisi
Kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut'un parti üyeliklerinin askıya alınmasına ilk sert tepki Ankara Milletvekili Umut Akdoğan'dan geldi.
Sosyal medya hesabı üzerinden kararı eleştiren Akdoğan, disiplin süreci henüz tamamlanmadan üyeliklerin düşürülmesini hukuka aykırı bulduğunu belirtti. Sevk kararına resmi olarak itiraz ettiklerini hatırlatan Akdoğan, Yüksek Disiplin Kurulu’nda savunma haklarının bulunduğunu ve parti üyeliğinin böylesine keyfi bir şekilde sonlandırılamayacağını vurguladı.
Meclis'teki Üye Sayısı 129'a Geriledi
Yaşanan bu çarpıcı gelişmenin ardından Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) resmi üye sayısında da teknik bir düşüş yaşandı. İlgili dokuz ismin kayıtlarının düşürülmesiyle birlikte CHP'nin Meclis'teki üye milletvekili sayısı geçici olarak 138'den 129'a geriledi. Parti içindeki krizin nasıl çözüleceği merakla beklenirken, siyasi kulislerde gözler Yüksek Disiplin Kurulu'nun vereceği nihai karara ve devam eden hukuki sürecin sonuçlarına çevrildi.



