Yanlışı, gerçeği görerek - bilerek vatandaşa "doğru" diye dayatmak isteyenlere verilebilecek tek yanıt var;

"Bitti Bor'un pazarı..."

.......

Bu güzel ülke "buğday ihracatı" konusunda hem kendine, hem dünyaya yeten konumdaydı..

Hangi yöne baksanız buğday görürdünüz..

"Konya ovası" dendiği zaman, bu kelamın ne manaya geldiğini her Allah kulu görür, bilir, takdir eder, tasdiklerdi.

Dağında, taşında, tasında, tarağında, harmanında "altın sarısı başaklar" boy verirdi..

Silolar kifayetsiz kalır, buğday diye bildiğimiz ürün, dünyanın dört bir yanına Türkiye'den ihraç edilir, ekonomimize çok büyük, çok değerli katkılar sağlardı..

-Bu durum bugün böylemi?

-Hayır.

-Bu durumun "adam gibi duruş" sergilediğini ifade edecek bir babayiğit var mı?

-Hayır.

-Olabilir mi?

-Hayır oğlu hayır.

Bu güzel ülke bugün, söz konusu konuda maalesef "konu mankeni" düzeyinde..

-Üsten bak, "çıplak."

-Alttan bak, "cıbıldak."

Mesele, aynen bu halde iken, yönünü bu yöne yönlendirmişken, tam tersi vaziyet içeriyorken.. Yani, dünyaya buğday satan durumdan, "buğday dilenen" hale dönüşmüşken.. Yani'nin yani'si, "dolap beygiri misali," dönüp duruyorken..

Birileri, "askıda buğday" diyor, bu kampanyadan dem vuruyor, vu-ra-bi-li-yor..

Vallahi de PES, billahi de PES.

Adama sorarlar derler ki,

-Bu ülke buğday konusunda kendine yetemezken, nüfusları Konya kadar olmayan ülkelerden bu ürünü ithal ederken, "buğdayı askıya asmak" neyin nesidir, neyin kafasıdır, kimin fesidir?"

"Askıda ekmek" dediniz de ne oldu, ne değişti, kime faydası oldu, kim bilgilendi, kim şükretti, kim hamdetti, kim borcunu ödedi, kim traktörünün hacizini kaldırdı, kimin karnı doydu ve kimin yüzü güldü?

........

"Konuşmuş olmak için konuşmak.. Ayranımız yok içmeye, tahtaravalli ile gidiyoruz gezmeye" diyen bilgeleri arıyorum..

-Ne mi yapacağım?

-Yardım dileneceğim..

-Buğday yollamasalar da, ASKI gönderirler..

Fena olmaz değil mi?