Avrupa ve dünyadaki belediye başkanları
50-60 yıl sonrasını düşünüyor, düşündüğünü eyleme geçiriyor, hizmetlerini de o ölçüler de yapıyor..
Gıpta edilecek, imrenilecek, kıskanılacak, örnek alınacak, ayakta alkışlanacak, "helal olsun" denecek bir husus..
Peki...
-Onlar bunu yapıyor da biz nasıl yapamıyoruz?
-Ya da neden yapamıyoruz?
Söyleyeyim;
-Kafamız melanete basıyor da onun için ya-pa-mı-yo-ruz..
-Koftirilten tayyare zihniyeti miz var da onun için ya-pa-mı-yo-ruz.
-Günü kurtarma düşüncemiz çok ta onun için ya-pa-mı-yo-ruz..
-"Bizden sonrası tufana kessin anasını satayım" düşüncesinden kurtulamıyoruz da onun için ya-pa-mı-yo-ruz..
-Her işimizi Allah'a bırakıyoruz da onun için ya-pa-mı-yo-ruz.
.....
Yüreğir Aksantaş Toki Konutlarında yürüyüş yolu var..
Yol, gidişli dönüşlü..
-Gidiyor, dönüyorsunuz..
Meseleye tersinden bakın;
-Dönüyor, gidiyorsunuz.
Neden düzünden değil de tersinden?
-Çünkü muhataplar bu işe tersinden bakıyor, işi tersinden görüyor da o yüzden..
Yüreğir Belediyesi (!) sözünü ettiğim bu yolu adam etmek için düğmeye bastı.. Yolun etrafını "zombi taşlarıyla" kapattı, içini kırmızı toprak ile doldurdu.. Bununla kalmadı, çocuklara oyun alanı yaptı..
Sonra ne oldu?
O'nu da diyeyim de meselenin özünün hangi yöne evrildiği anlaşılsın..
-Hepsi olmazsa da bazı taşlar, yolu temizlemek için yollanan dozer ve o dozeri kullanan sorumsuz tarafından kırıldı..
O an orada bulunan duyarlı vatandaşlar bu durumu muhataplara bildirdi, yapılması için rica da bulundu..
Sonuç ne oldu?
'Dozerin yerinden söktüğü taşların sayısı 10 iken 30 oldu..
Bazılarının kırıldığı taşların aslanlar gibi orada durması, meselenin bam telini 5 iken, 15'e çıkarması konuyu;
"Kaymaklı ve tereyağlı hale dö-nüş-tü-rü-yor."
Bu önemli noktada "nokta vuruş" yapıp muhatapları uyarmak isterim;
-Yaptığınız işi "yapmış olmak için" yapıyorsanız, hiç yapmayın bırakın öyle kalsın.. Hele ki, yaptığınız o işe dönüp bakma gereği duymuyorsanız;
"Bir milyon yüz bin kere bırakın öyle kalsın."