Evet, öyleydik,

"Akşam" olduk..

"Gece" olduk..

Şu anda da; "zifiri karanlıktayız."

Biz olmadık aslında..

Bu bizim tercihimiz değildi elbette..

"Bakması gerekenler" bakmadılar, bakmak istemediler.

İplemediler..

Taktılar..

Yapacaklarını da yaptılar..

Oysaki çok mutluyduk bir zamanlar..

-Neşeliydik..

-Huzurluyduk..

-Evimize, kendimize yetiyor, alacağımızı alıyor, çorumuza, çocuğumuza, anamıza, babamıza, torunlarımıza yetişebiliyorduk..

-Bugün öylemi?

-Değil.

-Bugün durumumuz ne?

-Koca tencerede pişen kuru fasulyeyi tek başımıza yemiş gibiyiz..

"Altan gidiyoooooooor,

üstten gidiyooooooor."

Oysaki, damlarda cibinlikler altında yattığımız o muhteşem günler, aylar ne kadar huzurlu, ne kadar bulunmaz, ne kadar özeldi..

Çekirdek çinterek izlediğimiz, siyah- beyaz filmler oynatan sinemalarımız ne kadar güzel gelirdi gözümüze..

Her yanı kırık-dökük, çivilerinin kıçlarımıza battığı tahta sandalyelerde geçirdiğimiz "doyumsuz saatler" ne kadar hoş tutardı bizleri..

Komşuluk ilişkilerimiz, lokmamızı paylaştığımız seneler ne kadar muhteşemdi..

SÖZ'ün "senet" sayıldığı yıllar unutulabilir mi?

Bugünkü durum maalesef böyle değil..

-Çok karanlık,

-Çok karmaşık,

-Çok acımasız,

-Çok gaddar,

-Çok ketum,

-Çok kepaze,

-Çok iğrenç,

-Çok şerefsiz,

-Çok aşağılık,

-Çok onursuz,

-Ve.. Çok kalleş.!

.........

Bugün, babamızı, anamızı tanımaz, kardeşimizi görmez olduk.. "Üç kuruşluk menfaat uğruna" silaha sarılıyoruz.. Hergün.. Evet evet her gün 5-6-7 kadınımızı, en önemli, en özel değerimizi, canımızı, aşkımızı, bizi BİZ yapanımızı, çocuklarımızın anasını öldürecek kadar İT'leşiyoruz.

.......

Bir zamanlar, "orta direktik.."

Bugün, ne ortamız kaldı,

ne direğimiz..

Bırakmadılar..

-Bizi bu acımasız, bu şerefsiz, bu aşağılık ortama sürükleyenlere;

KATRİLYON KERE

SELAM OLSUN.(!)

..........

Gözler puslu..

Şeker "tavan" yapmış..

Kalpte 6 stent..

Pankreas durgun..

Canbolat yorgun..

Her gün yazmak çok zor dostlar.. Bu zorluk, benim gibi "çalakem" giden biri için inanın daha da zor..

Beynim; "Beni dinlendir insafsız adam." diyor..

Vücudum ise; "Yorgunum" türküsünü en üst perdeden seslendiriyor..

Cevabım şöyle oldu;

"Patron Savaş ile görüşmedim..

O ne derse O."