"Mit elf kere Haydaroğlu" yazısı büyük ses getirdi..

Yurt içinden, yurt dışından arayanlar oldu..

Çoğunu tanımıyorum..

Duyarlılıklarından dolayı hepsine teşekkür ediyorum..

Bunu beklemiyordum dersem yalan olur..

Bazılarının söyledikleri kalbimin aort damarını acıtacak kadar zonklatıcıydı..

Neler dediklerini diyeyim ki, kendilerini herkesten daha tilki sanan güruh daha net anlasın;

-Canbolat kardeş, Haydaroğlu Mahallesi Adana'nın en güzel, en özel en huzurlu mahallelerinden biri.. Bizler de tıpkı senin gibi mahallenin tozlu sokaklarında, bahçelerinde koşturduk, çelik - çomak oynadık.. Yüregir'in "futbol mabedi" sayılan mavruk sahasındaki turnuvaları büyük bir keyifle izledik.. Haydaroğlu Mahallesi'nin adını değiştirmek, din değiştirmek gibidir.. Bu komik fikir kimden çıktıysa, nasıl çıktıysa derhal bundan vazgeçilsin.. Sizden rica ediyoruz, bu işin üzerine gidin.. Bize ne gibi bir görev düşerse, herşeyimizle hazırız ve buradayız..

......

Onlar bunları söylerken, ben de şu önemli ve sarih gerçeği dillendireyim;

-Ömrümün yarısından çoğunun geçtiği sadece Haydaroğlu Mahallesi değil, "Nusayr-i toplumunun var olduğu" tüm mahalleler benim evimdir, yuvamdır.. O mahallelerde yaşam idame ettirenler de anamdır, bacımdır, kardeşimdir.. Beni tanıyan herkes bu düşüncemin "dam gibi" değil, "adam gibi" olduğunu bilir ve kabul eder..

Pekiiiii...

-Bu düşüncem nereye kadar adam gibidir?

Onu da diyeyim;

-İşin içine cinlik, hınzırlık, haksızlık, hudutsuzluk, akılsızlık, densizlik, dengesizlik ve seviyesizlik girene kadar.

.....

Daha açık izah edeyim;

-Haydaroğlu Mahallesi'nin nesine değil, M'sine dokunanın "bütün meselesine" dokunurum..

"Hodri meydan" çektim..

Son kararım bu..

Kim çıkar da;

"Bizlerin dediği olacak"

Der SE..

Diyebilir SE..

Meseleyi Z'ye kadar götürmeyen Canbolat "avcarlanmış şerefsiz" olsun.