Eskiden bir belediyenin yaptığı ya da yapmadığı bir hizmetin vatandaş tarafından fark edilmesi günler, hatta haftalar sürebilirdi.
Şimdi ise işler değişti.
Çünkü artık her mahallenin, her sokağın, her köşenin adeta kendi muhabiri var.
Yerel sosyal medya hesapları, bulundukları bölgelerde yaşanan sorunları anında görüntülüyor, fotoğraflıyor ve binlerce kişiye ulaştırıyor. Kırılmış bir kaldırım, toplanmayan çöpler, bozulan bir yol, çalışmayan bir sokak lambası, bakımsız bir park...
Eskiden belki de belediyeye ulaşması uzun sürecek bir sorun, bugün birkaç dakika içerisinde sosyal medyada gündem olabiliyor.
İşte bu durum belediyelerin işini hem zorlaştırıyor hem de aslında önemli bir sorumluluk yüklüyor. Çünkü vatandaş artık sadece hizmet beklemiyor; hizmetin ne zaman, nerede ve nasıl yapıldığını da görmek istiyor.
Sosyal medya hesapları da bu noktada adeta sahadaki vatandaşın gözü kulağı haline geliyor.
Elbette burada önemli olan, sosyal medyanın yalnızca eleştiri aracı olarak görülmemesi. Eksiklik varsa dile getirilmeli, ancak yapılan güzel işler de aynı şekilde paylaşılmalı. Belediyeler açısından da mesele, her paylaşımı bir eleştiri olarak görmek yerine, bunları sahadan gelen ücretsiz bir geri bildirim olarak değerlendirmek olmalı.
Bugünün belediyeciliğinde artık sadece makam odasında oturup rapor beklemek yetmiyor. Sokakta ne olduğunu bilmek gerekiyor. Çünkü vatandaşın telefonu açık, kamerası hazır ve sosyal medya parmağının ucunda...
Kısacası belediyelerin işi gerçekten zorlaştı.
Ama belki de olması gereken tam olarak bu.
Çünkü şehirler, vatandaşın gördüğü eksikliklerin görünmez kalmadığı bir döneme girdi. Sosyal medya artık sadece paylaşım yapılan bir alan değil... Yerel yönetimlerle vatandaş arasındaki yeni denetim mekanizmalarından biri.