5 Ocak Gazetesi olarak bu kez kahvaltımızı, dört yıldır Adana’da Başsavcılık görevini başarıyla yürüten Sayın Ali Yeldan’la birlikte yaptık.

Dört yıl içinde inanılmaz işler ve yenilikler yapan, vatandaşa-yargıya kolaylıklar getiren, yargıya güveni arttıran, bilgili, genç, savcımızla tanışmak, görüşmek hepimiz mutlu etti.

Kahvaltı mekanımız, göle nazır Göltepe Tesisleri idi. Burası da, savcımızın çok ucuza mal ettiği bir eseri. Satış bölümünde, tamamını cezaevinde yatanların imal ettiği ürünler var. Türkiye’deki benzerlerinin en büyüğü olan, bu tesiste her şey ucuz ve de kaliteli. Adana’da böyle bir yerin varlığından haberim olmadığı için, doğrusu utanmadım değil.

Savcımızla yapılan beyin fırtınası, iki saat sürdü. Doyurucu, tatmin edici cevaplar, saygımızı ve hayranlığımızı perçinledi. Özet olarak şunları söylediler:

15 Temmuz gecesi rejimi devirmek, ülkeyi ele geçirmek isteyen Fetö grubu ile, büyük bir mücadele vermişler ve bu mücadeleden yüz akıyla çıkmışlar. Valimiz, emniyet müdürümüz ve kendisi el ele vererek, hain darbeyi bastırmışlar. Bu yaptıkları, her türlü övgüye layık ve cesur işler. Tarih, onları cesur, yurtsever kahramanlar olarak yazacak.

Fetö ve terör örgütleriyle yaptıkları mücadeleyi ve alınan sonuçları anlattılar. Bu alçak, hain örgütlere büyük darbe vurulmuş ve vurulmaya da devam ediliyormuş. Fetö yüzünden, işine son verilen yargı mensuplarının yerine, gençler alınmış ve işler aksamadan devam ediyormuş.

Şehrin orta yerindeki adliye binaları, ihtiyacı karşılamadığı için, çok daha büyük, modern, konforlu ve donanımlı bir binanın zamanında biteceğini de müjdelediler.

Aynı sıkıntı cezaevinde de varmış. Bu yüzden, bazı mahkumlar başka cezaevlerine yollanmış. Bu da, onları ziyaret etmek isteyen aileler için, bir sorun olmuş.

Mıdık tarafında yarı açık cezaevi mahkumlarının çalıştığı, tarımsal işletmeyi açan da savcımız. Çiçek, meyve, sebze özellikle narenciye üretiyorlarmış. Burası, hem bir iş alanı, mahkumlar için de bir kazanç kaynağı.

Mahkumlar için açılan çeşitli meslek kursları da, yararlı olmuş. Böylece, bazılarını topluma kazandırmak kolaylaşmış.

Çukurova Üniversitesi ile birlikte oluşturulan adalet köprüsü de, mağdurlara yardım için kurulmuş. Bugüne kadar da, önemli işler başarmışlar.

Yargıda ara buluculuk ve uzlaştırmanın devreye girmesi, mahkemelerin yükünü oldukça azaltmış, böylelikle 170 bin dosya kapanmış ki, bu önemli bir rakam. Ayrıca Yargıtay’da, eskisi gibi dosyalar çok beklemiyormuş. Bilgisayarların devreye girmesi, bir çok işi düzeltmiş ve hızlandırmış.

İcrada da yeni uygulamaların iyi sonuç vereceğini söylediler. Basına haber veren bir organizasyonun kurulması da, doğru haber almayı sağlamış, bilgi kirliliğini de önlemiş.

Adana’nın adliye olayları yönünden ünlenmesi, herkes gibi savcımızı da üzüyor. Adana’daki vukuat sayısı, Kayseri, Konya, Bursa’daki vukuat sayısından fazla değil ama, bu böyle biliniyor. Bu yanlışı düzeltmek de, bizim ve basının işidir diye ifade ettiler.

Cinsel istismar mağdurları için, özel odalar yapılmış. Mağdurlarla bu odada yapılan görüşmeler, aynı zamanda, sadece ses olarak mahkeme salonundan da duyuluyormuş. Amaç, mağdurun rahat etmesi, çekinmeden doğruyu söylemesi imiş.

Her türlü zorluğu aşan, zor ortamlarda bile güzel şeyler yapabilen başsavcımızı, gönülden kutluyorum. Onun gibi bilgili, erdemli, adil yargı mensupları sayesinde, yargıya azalan güven artacak ve huzur da gelecek. Kendisine, başarı ve mutluluk diliyorum.