Ankara Sanayi Odası 11.06.2021 günü Hazine ve Maliye Bakanı’nın katılımı ile aylık olağan toplantısını yapılmıştır.Ekonomi kanalları ile haber ağırlıklı yayın yapan bazı televizyonlar toplantının bir kısmını canlı yayınladılar. Toplantıda Sanayi Odası Başkanı temsil ettikleri kesimin içinde bulunduğu durumu tüm çıplaklığı ile özetledi. Toplantıya katılan Bakan ise ekonominin mevcut halini nasıl gördüklerini anlatarak geleceğe dönük neler yapacaklarını paylaştı.

Öncelikle böyle toplantıların son derece yararlı olduğunu söylemek istiyorum. Ekonomide elini taşın altına koyan, sermayesini riske ederek mal ve hizmet üretenlerin sıkıntılarını ilk elden Hükümet Yetkililerine iletebilmeleri hayati derecede önemlidir. Zira, bürokrasinin siyasi karar alıcılara ülkeyi güllük gülistanlık göstermeleri ülkemizde olağan hale gelmiştir. Bu yetmezmiş gibi adı gazeteci, ekonomist, düşünce insanı olarak lanse edilen bazı kişilerin gazete, televizyon veya sosyal medyada, ülke gerçeklerini nasıl saptırdıklarını hayret, ibret ve şaşkınlıkla izlediğimizi hatırlatmak isterim.

Bu genel değerlendirmenin ardından, Sanayi Odası Başkanı ile Bakanın sözlerinin önemli kısımlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. “sanayi üretimi dönemsel düşüş yaşamaktadır.”, “üreticilerimizin borçluluk seviyesi artmıştır, kredi değil yardım istiyoruz.”, “Türkiye en fazla iflas yaşayan ülke olmuştur.” Bu cümleler Ankara Sanayi Odası Başkanınca Bakanın olduğu ortamda söylenmiştir. Bu lafların üzerine daha ne denebilir? Türkiye’nin başkenti olan Ankara’daki sanayicilerin durumunu başkanları böyle özetlemektedir.

Buna karşın Bakan, Başkanın eleştirilerine “salgının etkisiyle sanayicinin bazı problemler yaşadığını, ciddi tutarda yardım yaptıklarını, özellikle kısa çalışma ödeneğiyle sıkıntıların hafif atlatıldığını, süreci başarıyla yönettiklerini” şöylerek cevap vermiştir. Dışarıdan bakan birisi olarak, hükümetin sanayicinin içinde bulunduğu vaziyeti yeterince anlamadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Akabinde, Bakanın gelecekte “yatırım ortamının iyileştirileceği, krediye ulaşımın kolaylaştırılacağı, vergi indirimlerinin sağlanacağı, sanayinin ihtiyacı olan nitelikli elemanların yetiştirileceği” vaatlerinin ise toplantıya katılanları memnun etmediği yüzlerden okunmuştur. Çünkü üreticiler devletten borç değil karşılıksız yardım istemektedir. Kredi imkanının genişletilmesi, vergi, sigorta ve borçların taksit ve faizlerinin yapılandırılarak ertelenmesi yaşanan sorunları çözmemektedir.

Saygılarımla,