"Bireysel silahlanma."
Nedir o?
Neyi ne kadar bilirsen odur 'O.'
Ya da neyi ne kadar bilemiyorsan, tutacağın yerle değil de bir başka yerle iştigal etmişsen, "kazanç hanene" yansıyanların hesabını iyi yapamamışsan; dünyadan "bi habersin" demektir.
'O'nun yerine koyabileceğin hiçbirşeyin yoktur demektir...
"Boşsun, bomboşsun" demektir.
Silâhı çok, ama çok seven bir millet olduğumuz kesin...
Bayılıyoruz silaha...
Silah almanın kendine has kriterleri var... Onları yerine getirenler alır, getiremeyenler alamaz... Taşıması var, bulundurması var...
Taşıma, "silahın belinde" demektir...
Bulundurma ise; "eve koy kalsın, gün gelir lazım olur" demektir...
Allah aşkına söyleyin, "bulundurma" diye aldığımız silahı kaçımız evimizde tutuyoruz?
Takıyoruz belimize, ya da atıyoruz arabamızın ZULA bölümüne, dalıyoruz "efkârlı gecelere." İki TEK atınca da, kendimizi "John Vayne" sanıyor, "Bana yan baktın üleeeeeeeen" muhabbetine dalıyoruz...
Çekiyor, sıkıyoruz... Çekemiyoruz, sıkıyorlar...
Bu hassas noktada düşündüğüm şu;
Dünyanın en tehlikeli unsuru olan silahı alanlar gerçekten "adam gibi" araştırılıyor mu?
Silahı, kuyumcu alıyor,
Müteahhit alıyor,
İşadamı alıyor,
Tüccar alıyor,
Manifaturacı alıyor,
Arzuhalci alıyor,
Ensesi kalın olanlar alıyor, hali ahval-i iyi olanlar alıyor,
Baldırı çıplaklar alıyor,
Balıkçı alıyor,
Balcı alıyor,
Çiftçi alıyor,
Çoban alıyor,
Çorbacı alıyor,
Şırdancı alıyor,
Tatlıcı alıyor,
Manav alıyor,
Usta alıyor,
Kalfa alıyor,
Çırak alıyor,
Bakkal alıyor,
Çakkal(!) alıyor,
İki keçisi olan, "benim çiftliğim var" numarasına yatıp, alıyor... Alamayan da "alandan" alıyor anasını satayım...
Demek ki, bu güzel ülkede silahı olmayanı ya dövüyorlar, ya da adamdan saymıyorlar...
Adı; "Bireysel silahlanma" olan bu meselede en önde, en istekli, en arzulu, en hararetli, en hareketli, en öncü, en özellikli ve en öncelikli noktalarda olduğumuz kesin.
........
Her gün değil, her saat yaşanan hadiselere bakın, yaşamlarına SON verilenlere dikkat edin; Ne demeye çalıştığımı çok iyi anlar, benim düşündüğümü düşünürsünüz.
AMAN DİKKAT...
Ve dahi; DİKKAT OĞLU DİKKAT..!