2018 yılını geride bırakalı 4 ay oldu. Her yıl olduğu gibi, 2018 yılında da, hem içinde bulunulan yılın ekonomik verileri, hem de 2019 yılının ekonomik veri tahminleri yapılır. Bu tahminler, hem devletimiz için, hem de halkımız ve iş dünyası için çok önemlidir. Yatırımcılar, girişimciler, müteşebbisler, sermaye sahipleri gibi tüm kesimler, bu verilerden hareket ederek karar alır, karar verirler…
İşte bu noktada, değerli bir dostumun gönderisini sizlerle paylaşmak istiyorum..
‘’Ocak 2018’de yıl için ekonomik tahminleri dile getiripsiz değerli okurlarla paylaşırken, doğru tahmin için en önemli gerekliliğin tahmininizi etkileyecek varsayımları doğru yapabilmek olduğunu belirtmiştik.
- yılı ekonomik büyüklükleri için bir tahmin yaparken seçimin erkene alınacağını, ancak Haziran’da değil de Kasım 2018’de yapılacağı varsayımından çıkmıştım. Dolayısıyla ekonomik büyüklüklerin Kasım ayına kadar bir ölçüde korunacağı, ancak Kasım’dan sonrasının olumsuza gideceğini tahmin etmiş, dolaysıyla rakamlardaki kötüleşmenin de 2018 yılına etkisinin sınırlı olacağını düşünmüştüm. Her şeye rağmen tüm ekonomik büyüklüklerde 2017 yılına göre bir kötüleşme de öngörmüştüm. 2018 yılı tahminlerimle ilgili tek doğru çıkan olgu da zaten bu oldu. Ekonomik Karar Vericilerin şartların aşırı olumsuza gideceğini görerek “baraj kapaklarını açmaya” karar vermeleri üzerine hem seçimler Haziran’a alındı, hem de ekonomi biraz da olumsuz jeopolitik gelişmeler sonucunda beklenenden de kötü bir resim çizdi. Kötüleşmenin hemen Haziran seçimi sonu oluşması sonucunda 2018 yılına etkisi de büyük oldu. Yılbaşında yaptığım tahminleri yıl içinde revize etmeme prensibim rakamları biraz daha olumsuz gösterdi.
Aşağıda 2018 yılı ekonomik büyüklüklerle ilgili tahminlerim ve gerçekleşmeleri bulabilirsiniz.
2018 YILI TAHMİNLERİ GERÇEKLEŞME
- GSYH(yıl sonu) %5 %2,6
- TÜFE(12 aylık) %10,3 %20,3
- $/TL(yıl sonu) 4,05 5,29
Cari Denge Milyar $ -49,0 -27,6
- İşsizlik(yıl sonu) %10,3 %13,5
Tahminlerin de ötesinde olumsuz bir tablo çizen 2018’de aslında ilk 6 ayda zayıf trend kendini göstermeye başlamıştı. Haziran sonu itibarıyla GSYH büyümesi %6,3 olmuş, TÜFE % 15,39’a, işsizlik %10,2’ye, $/TL 4,60’a, cari açık ise 57,4 Milyar $’a çıkmıştı. Kasım başı gerçekleştirilecek bir seçimde bu rakamların biraz daha olumlu yöne evirilmesi bile beklene bilirdi. Ancak temel varsayımlarınız tutmayınca hiçbir şey tutmuyor.
2019’un bizlere neler getireceğine dair bir fikir oluşturmak kanımca şu an için mümkün değil. Ülkemizdeki Ekonomik Karar Vericiler 31 Mart seçimlerinden sonra gerçekleştireceklerini ifade ettikleri “yapısal reformlar” hakkında ser verip sır vermiyorlar. Politikanın dışında olan biri olarak dolayısıyla bir varsayımda da bulunmak ve bunun üzerinde tarafsız bir tahmin yürütmek olanak dışı oluyor.’’
Evet, dostumuzun görüşüne katılmamak mümkün değil. Yapısal reformlar, yapısal reformalar deyip duyuyoruz ama sonuç alamıyoruz.
19 Nisan 2019’da, ABD’nin dünyaca ünlü bir üniversitesi olan, meşhur ‘HARVARD’ öğretim görevlisi ‘DARON ACEMOĞLU’ Adana’ya geldi, konferans vermek üzere…Adana’mızın önde gelen STK’larından ÇUGİAD’IN daveti ile gelen Acemoğlu, gerçekten de şanına yakışır bir konferans verdi. Elbette ki Konu: Ekonomi idi.. Malum; Daron hoca, dünyanın en iyi il 5 ekonomistinden biri olarak literatürde yerini aldı. Gerek yazdığı kitaplar, gerekse dünyanın muhtelif ülkelerinde verdiği konferanslar, olağan üstü ilgi görüyor.
İşte, vatandaşımız olduğu için öğündüğümüz, dünya çapındaki etkinliğinden gurur duyduğumuz, Daron hoca, ‘’YÜKSEK NİTELİKLİ KALKINMA NEDİR?’’ ve Türkiye ekonomisinde acil yapılaması gereken, ‘’YAPISAL REFORMLARDAN’’ bahsetti. Adeta ders verdi…Ekonomi yönetimi bunları yapmadığı sürece, Türkiye ekonomisinin düzlüğe çıkamayacağını altını çize çize anlattı. İnsan haliyle düşünüyor; bu yapısal reformlar ne menem bir şey ki, bir türlü hayata geçirilemiyor. Artık bu husus temcit pilavına döndü ama hala sonuç yok…
Bakalım önümüzdeki günlerde neler olacak? Ya sıkıntılar daha da büyüyecek, ya da düze çıkacağımız, tüm tedbirler ve yasal düzenlemeler zamanında devreye girer ve sonuçtan mutlu oluruz.Tek dileğimiz, umudumuz ve beklentimiz bu yönde. Ülkemiz her şeyin iyisine, güzeline sahiptir. Umudumuzu yitirmiyor, enseyi karartmıyoruz…
SON SÖZ: ’’FAKİRİN YEGANE EKMEĞİ UMUDUDUR, ÖMÜR BOYU YER YER BİTMEZ.’’