Doktor, bana doğruyu söyle…!!!

Roma İmparatoru Julius Sezar’ın, Tokat’ın Zile İlçesini, Pontuslularla giriştiği kanlı bir savaştan sonra, feth etmesi sonucunda söylediği ve tarihe mal olan meşhur söz.

Geldim, Gördüm Yendim…!!!

Bu yaz sezonun başlangıcı da benim için böyle bir benzerlik arz etti.. Ancak, benimki bir meydan muharebesi değil, bir sağlık savaşı idi…Serbest çalıştığım dönemden, özel sektörde çalıştığım döneme kadar hiç izin yapmadım, yapamadım.. Hani derler ya; bazı şeyler kısmettir diye.. Benimki de öyle oldu. Aile büyüklerimizin hemen hepsi vefat etti. 5 Kardeşten üç kardeşe düştük.!!! Ne dede, ne üyük anne, ne amca, ne dayı, ne de hala kaldı. Yaşlı bir anne ile teyze kaldı. Annem 97 yaşında ve Alzheimer hastası. Kız kardeşim Antalya’ya yerleşen, çocuklarının ve torunlarının yakınında olmak maksadıyla Antalya’ya yerleşince, annem Kayseri’de yalnız kaldı. Ancak Alzheimer hastalığı hızlı ilerledi ve sonunda, kız kardeşim annemi yanına aldı. Çünkü benim eşim de Kanser geçirdiği için bakamayacağımız anlaşıldı. Velhasıl hem annemi ziyaret edelim, hem de İstanbul’a yerleşen oğlumun ziyaretine gideriz diye bir plân yaptık. Zira oğlumda gelinimde ısrar ediyordu, ’’Bayramı birlikte geçirelim ‘’diye.. Üstelik yeni evlerine taşındılar, onu da hayırlarız dedik… Dedik ama, tipik bir evde ki hesap çarşıya uymaz sendromu ile karşılaştık…!!! Meğer ileri derece deki Alzheimer hastasının günlük yaşamında hiçbir değişikliğe yer vermemek lazımmış…!!! Kız kardeşimde Dr.’un bu talimatını bize söylemedi. Annemi yakından göreyim diye…Biz hiçbir şeyden habersiz annemin odasına gittik, sarıldık, ağlaştık, elini yüzünü öptük…Koluna girip mutfağa götürdük falan… Özlem gideriyoruz güya…Başlangıçta her şey iyi gitti. Tepkileri çok zayıftı. Hiçbir şey hatırlamıyor. Gözlerimin içine bakıyor öyle…Ziyareti tamamladık ve gönül rahatlığı ile İstanbul’a uçtuk… Ertesi gün bir telefon: ‘’ abi, annem kriz geçirdi, hastaneye kaldırdık, yoğun bakıma aldılar, koma halinde yatıyor şimdi’’ Hayda… Atilla Mayda diye buna derler… Peki n’apıcaz şimdi? Gelelim mi? -Hayır gelmeyin. Yapacağınız bir şey yok. Dr.lar teyze gidici, sadece nefes alıp veriyor, burada beklemeyin, evinize gidin, kendinizi hazırlayın, biz size haber veririz, belki akşamı bulmaz diyorlar… Hani Dr. Bana doğruyu söyle hikayesi var ya; aynen öyle…Ben hemen Face ve İnstagrama canım annemin yoğun bakım resimlerini yükleyip, ne kadar tanıdık, eş dost, arkadaş akraba var sa, hayır dualarını istedim. Yer gök dua ile diye…Neyse uzatmayım; iki gün sonra Dr.ların artık ölür dediği annemi, yüce Rabbim bize bağışladı. Bir hafta süre sonunda, tekerlekli sandalyeye mahkûm bir şekilde taburcu oldu. Allah’a binlerce şükür. Öyle de olsa, en azından yaşıyor… Adeta bir mucize oldu. Duanın gücüne her zaman inanırım. Rabbim annemi geri verdi bize… Bu vesileyle birazcık olsun, Dr. mesleğine ve sıkıntılarına değinmek istiyorum.

Yaşamda bir gün mutlaka karşılaşacağımız insandır doktor. Belki de çok kez sıkıntınıza, derdinize çare bulmasını istediğinizdir….Yazdığı reçetenin size Lokman Hekim reçetesi gibi geleceğini düşündüğünüzdür çoğu kez.. Muayene sonrası tetkikleri getirildiğinde, hasta soracak daha tetkikleri kontrol edilmeden…Neyim var doktor? Hekim olarak size önemsiz gelen hastanın sıkıntısını hissettiğiniz anda sıradan bir hasta gibi davranamazsınız. Neyim var sorusu yeter…

Bugünkü sağlık sisteminde neyim var soruları artacak mı yoksa azalacak mı.? Hekimin çalışma koşullarının giderek kötüleşmesi, her gelen hastaya bakmakta zorlanması, sağlıkta şiddet, sözlü ve fiili, artan hasta sayısı ile birlikte istenilen tetkik artışı ki bunların doğruluklarının artık sorgulanması gerektiği, 9 liraya MR çekimi ve raporlanmasının anlaşılmazlığı, aile hekimliklerinin artık sadece ilaç yazdırılan yerler halini alması, koruyucu hekimliğin ortadan kalkması…Neyim var doktor sorusuna verilebilecek cevapların artık sıkıntılı olduğu ne yazık ki ortada…Dr. ve sağlık sorunlarıyla ilgili yazacak pek çok şey var ama, başka bir zaman değineceğiz bu hassas konuya… Önemli bir şeyiniz yok diyeceksiniz çoğu kez. Ufak tefek arızaları görmezden geleceksiniz. Laboratuvar mı hatalı? Mr sonuçları mı hata raporlu diye düşünecek, hastanızın lehine yok bir şey diyeceksiniz. Sağlığın sağlığının bozuk olduğu durumda….. Yine de soralım bilen varsa ….

DOKTOR BANA DOĞRUYU SÖYLE……