Bir önceki yazımda Çukurova’da olası bir kuraklık durumunu, bundan kurtulmanın yollarını, çözüm önerilerimi paylaştığımı hatırlatmak istiyorum. Türkiye’de tarımsal üretimin son derece önemli olması nedeniyle, çiftçilerin eğitimini, toprakların bölünmüşlüğünü, modern tarım için gerekli aletleri ve işletme sermayesi gibi konuları bu günkü yazımda irdelemenin yaralı olduğunu düşünüyorum.

Çiftçilerin eğitimiyle başlarsak, büyük bir çoğunluğun atadan-dededen kalma yöntemlerle üretim yaptıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Zirai eğitim alanlar yok denecek kadar azdır. İşin kötü tarafı, tarım bakanlığı bünyesinde istihdam edilen Ziraat Mühendisleri veya Ziraat Teknisyenlerinin varlığı dahi bilinmemektedir. Bu durum modern tarıma geçmenin önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır. Verimin gelişmiş ülkelerdeki seviyeye çıkarılması için çiftçinin gerekli eğitimi alması hayati derecede önemli hale gelmiştir.

Tarım yapılan alanlar, miras yoluyla oluşan bölünmelerle oldukça küçülmüş, küçük tarım işletmesi vasfının dahi yitirilmesi noktasına gelmiştir. Günümüzde tarım işletmelerinde karlı üretim yapılabilmesi için 150 dekardan aşağı tarlaların olmaması gerektiği görüşü hakimdir. Ne yazık ki değinilen ölçekte tarla, ülkemizde nadiren bulunmaktadır. Son yıllarda bu amaca yönelik olarak çıkarılan “toplulaştırma yasası” işleri iyice çıkmaza sokmuştur. Varisler müşterek mülkiyetle, bir birilerine rakip hale getirilmiş, aile içi çekişmelerle, büyük parsel oluşma bir yana, üretimi engelleyecek bölünmeler artmıştır. Yasanın acilen gözden geçirilerek üretim yapma yeteneği olan varise mülkiyetin devri sağlanmalı, diğer varislere hakları devletçe ödenmeli, mülkiyet devri yapılan varis, uzun vadeli düşük faizle T.C. Ziraat Bankası’na borçlandırılmalıdır. Bu şekilde bir yöntemle varisler arasındaki çekişmeler ortadan kalkacak, verimli üretim için gerekli toprak büyüklüğü sağlanmış olacaktır.

Karlı tarım işletmeleri için vazgeçilmezlerden birisi de modern tarım aletleridir. Toprağın verimini artırmak, başta iş gücünün olmak üzere tüm maliyetleri azaltmak için modern aletleri kullanmak zorunlu hale gelmiştir. Sözü edilen aletler oldukça pahalıdır, ciddi bir işletme sermayesi gerektirir. Ülkemiz çiftçisinde üzülerek ifade ediyorum ki böyle bir sermaye yoktur. Dolayısıyla devletimizin T.C. Ziraat Bankasını devreye sokarak, uzun vadeli, düşük faiz oranlı “işletme kredileri” ile bu sorunu çözmesi gerekmektedir. Bahse konu işletme sermayesine tohum, gübre, ilaç gibi diğer giderler de ilave edilmelidir. Adı sıkça anılan bankamızın kuruluş amacının bu olduğunu hatırlatarak yazımı noktalıyorum.

Saygılarımla,