Ta 50-60 yıldan beri böyle bir yalan, böyle bir iftira kullanıla kullanıla geldi ve gerçekmiş gibi hâlâ da kullanılıyor, çiğneniliyor.

Türk müsün, Müslüman mısın? Yahu, birazcık düşünebilen, art niyetli olmayan insan böyle bir soruyu sorar mı? Bir insan hem Türk, hem Müslüman olamaz mı? Türk olmak Müslüman olmaya engel mi, Müslüman olmak Türk olmaya engel mi?

Böyle bir soru sorulan kişi hem Türk'üm, hem de Müslüman'ım diye cevap vereceği düşünülmez mi?

Bakın, böyle bir soru icat etmenin çok ciddi bir gizli amacı var. 50-60 yıldan beri böyle bir soru sormanın ve bu soruyu hâlâ duyuyor olmanın elbette bir amacı olmalı değil mi? Bu amaç ne olabilir? Çok basit bir biçimde Türklük kavramını Müslümanlığın karşıtı imiş gibi göstermek değil mi? Bunun bir adım sonrası da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Türk Milleti kimliği ile kurulup Milli ve Tekil (Üniter) yapısını din adına sorgulatmak değil mi? Bakın, bir insana Türk müsün, Alman mısın diye sorabilirsin, bir insana Müslüman mısın, Hıristiyan mısın diye sorabilirsin, ama Türk müsün, Müslüman mısın diye soramazsın, çünkü anlamı olmayan bir soru. Bu konunun bir başka yönü daha var. Türk Milleti, dünya ölçeğinde çok geniş bir coğrafyaya dağılmış bir Millettir. O kadar büyük bir coğrafyaki neredeyse hesaba gelmez. Böyle büyük bir alanda yaşayan Türk Milleti içerisinde ağırlıklı olarak İslâmiyet var. Ancak, bu büyük topluluğun içerisinde Hıristiyan var, Musevi var, Türklerin ata dini olan Göktengricilik var, Budist var, daha değişik inanca sahip olan Türkler var. Bu nedenle zaten dünya coğrafyasında Türk Dünyası için inanç ile Türklük kavramını birlikte kullanırken daha bir akılcı olmak gerektir. Yani öyle ucuz, dar, anlamsız, alt yapısı olmayan, emperyalist üretimi kavramları kullanmanın pek yararı olmaz. Başlıktaki sorunun 50-60 yıldan beri kullanılmasının bir yararı olmadığı gibi. Bir konuyu daha işleyelim. Başlıktaki soruyu bir amaçla kullananlar, aslında beklentilerinin tam tersi sonuç ile karşılaştılar. Nasıl biliyor musunuz? Türklük kavramının karşısına Müslümanlık kavramını koyup Türklüğe zarar verelim derken, ülkemizde maalesef Müslümanlığa çok ciddi zarar vermişlerdir. Bugün ülkemizde önemli ölçüde dinden soğuma olduğunu görmekteyiz. Neden? Çünkü Türk Milleti, hangisi olursa olsun inancına düşkündür doğru, ama temelde milliyetine düşkündür. Bu nedenle, Türk Milleti'ni, milliyeti ile inancı arasında bırakırsanız, mutlaka sonuçta milliyetini seçer. Bunu emperyalistler ve onların işbirlikçileri göremediler, göremezler. Bunun en iyi örneği, Milli Mücadele'dir. Halife, Şeyhülislam gibi İslamın o dönem ülkemizde temsilcisi olan kişiler İstanbul'da ve Milli Mücadele'ye amansız karşı iken, nasıl oldu da Türk Milleti, bu mücadeleyi verenlerin büyük oranda yanında yer aldı? Çünkü, Türk Milleti, her şeyden önce milliyetine sınırsız bağlıdır. Bu nedenle bu Milleti Ahmet YESEVİ'mizin dediği noktaya zorlamayın. Ama galiba uyarı dönemi geçti, çünkü çok zorladılar ve zorlamaya da devam ediyorlar.