Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlıklar sürerken, Sunar NP de konferansa sağlayacağı destekle gündeme geldi.
Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren şirket, COP31’e Ayni Hizmet Sağlayıcısı olarak destek verecek. Bu kapsamda mısır nişastasından geliştirdiği biyobozunur ürünlerle konferansın atık yönetimi çalışmalarına katkıda bulunacak. Şirket, organizasyonda kullanılmak üzere atık ve gıda taşıma poşetleri sağlayacak.
Sunar NP’nin konferansa sağlayacağı katkıyla, tarımsal kaynaklardan geliştirilen yerli biyoplastik teknolojisinin uluslararası bir iklim platformunda doğrudan kullanım alanı bulması hedefleniyor.
“TARIMSAL KAYNAKLARIMIZI KATMA DEĞERLİ ÜRETİME DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”
Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, COP31’in Türkiye’nin üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesini uluslararası alanda tanıtmak açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Türkiye’de biyoplastik üretimini ilk gerçekleştiren şirket olduklarını ifade eden Çomu, mısır nişastasını işleyerek farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik yüksek katma değerli biyoplastik ham maddeleri ürettiklerini söyledi.
Çomu, COP31’de biyobozunur ürünlerinin doğrudan kullanılacak olmasının geliştirdikleri teknolojinin somut bir uygulama alanında karşılık bulması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, tarımsal kaynakları sanayi ve teknolojiyle buluşturup yerli üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
MISIR NİŞASTASINDAN BİYOPLASTİK ÜRETİYOR
Sunar NP, mısır nişastasını işleyerek termoplastik nişasta ve nişasta bazlı biyoplastik ham maddeler üretiyor. Ham madde entegrasyonuna dayalı üretim modeliyle şirket, biyoplastik üretiminin temel girdilerinden itibaren sürece dahil oluyor.
Şirketin ürettiği ham maddeler; alışveriş ve kargo poşetleri, atık torbaları, gıda ambalajları, tek kullanımlık çatal ve kaşıklar, pipetler, tarımsal örtü filmleri ve 3D yazıcı filamentleri gibi farklı ürünlerin üretiminde kullanılabiliyor.
Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen nişasta bazlı biyoplastikler, petrol bazlı plastiklere alternatif malzemelerin geliştirilmesine imkan sağlıyor.
UYGUN ŞARTLARDA 180 GÜNDE BİYOLOJİK OLARAK ÇÖZÜNEBİLİYOR
Sunar NP’nin açıklamasına göre, biyobozunur ürünler ilgili sertifikasyon ve test şartlarının sağlandığı durumlarda 180 gün içinde biyolojik olarak çözünebiliyor. Şirket, çözünme sürecinin ardından bu ürünlerin doğada mikroplastik oluşumuna yol açmadığını belirtiyor.
EN 13432 standardına uygun ürünlerde ise biyobozunma, parçalanma ve diğer ilgili kriterler esas alınıyor. Ürünlerin çevresel özelliklerinin değerlendirilmesinde kullanım koşullarının ve uygulama alanlarının da dikkate alınması gerekiyor.
COP31’de kullanılacak biyobozunur ürünlerle Sunar NP, Türkiye’nin tarımsal kaynaklara dayalı biyoplastik üretim kapasitesini uluslararası ölçekte tanıtmayı hedefliyor.





