Simit'e yüzde 1 oranında KDV zammı yapıldı...

Sevindik, şükür'e durduk, "kurtarır, kurtuluruz" dedik...

Tam bu moda girmişken, rahatlayacakken, moral motivasyonumuz TAVAN yapmışken, alkışlama safhasındayken, bir lokmacık simit'e ederinden çok daha "EDER" katmaya çalışanların kimler olduğunu öğrenme şansı bulmuşken;

Hemen ardından gelen "Osmanlı tokatını" suratımızın ortasına "ŞAAAAK" diye yedik...

İnanamadık,

"olamaz" dedik,

sarsıldık,

abandone olduk,

şapşallaştık.

........

Amaçlanan neydi?

Ne düşünülmüş de böyle bir karara varılmıştı?

Beynimin yettiği, dilimin döndüğünce ifade etmeye çalışayım;

-Sokakta satılan ürünlere yüzde 1 ZAM koyupta, kafe ve restaurantlarda satılan ürünlere yüzde 10 ZAM'mı "dayatmak" demek; 50 liraya içtiğimiz çorbaya, 350 liraya yediğimiz yemeye KALLAVİ bir ZAM yapmak demektir.

"Dayatmak" ifadesini  bilerek ve isteyerek kullandım...

Çünkü; iflahı gevremiş, burnundan değil de kulaklarından nefes almaya çalışan fedakar-cefakâr vatandaşa, NOKTA VURUŞ ile güzergah çizerek, "çizmeyi aşan" güruha, NOKTA VURUŞ yaparak yanıt vermekten öte şansımız olmaz, o-la-maz...

Değerli dostlar;

Çabuk unutuyoruz, o yüzden bu konudaki düşüncemi tazelemekte fayda görüyorum;

-KDV oranının Yüzde 10'a çıkarılması demek, kafe, restaurant ve buna benzer yerleri ZAM yapma konusunda;

daha, cesur, daha, özgür, daha kararlı, daha cep yakıcı, daha gönül kırıcı, daha vurucu, daha bindirici, daha bitirici, daha giydirici, daha savurucu, daha kavurucu, daha sarsıcı, daha donanımlı hale getirmektir..!

İşin ÖZ'ü budur, edilecek SON SÖZ de budur...

GAYRI'sını kimse aramasın, bulamaz.

Arar ise; GAYRI'da başı çeken "G" orada tutunamaz, düşer...

"G" düşünce de AYRI'yı görürüz... İşte o vakit AYRI takılır, AYRI düşünürüz...

Tam da efendilerin (!) istediği gibi..!