Sanırın bundan 5 yıl önceydi.

Hürriyet Gazetesi, tarihe ışık tutacak, harika bir ilave verdi.

Benim de şefliğimi yapmış efsanevi gazeteci Abdi İpekçi’nin 1968 yılında İsmet İnönü ile yaptığı unutulmaz bir söyleşi ile bilinenleri doğruladı, bilinmeyenleri de gün yüzüne çıkardı.

İpekçi’yi çok iyi tanıdığımdan ona yürekten inanıyor ve İnönü ile yaptığı bu muhteşem söyleyişi, zaman zaman sizlerle yeniden paylaşmak istiyorum.

***

Dokuz bölümde sizlere sunduğum bu söyleşinin sonuncusu, İrtica konusunun son bölümü ile iki büyük liderin birbirlerine yazdığı iki kısa mektupla nihayetlenecek.

ÖNCE İRTİCA

-İrtica meselesi, tek parti devrinde kökünden halledilemez miydi?

-Zamanla hallolunacaktır.

Esasen böyle bir mesele o zaman istismar olunmuyordu ki, mukabil tedbir alınsın.

İstismar olunmasına imkan yoktu.

-Serbest Fırka denemesi bu meseleyi ortaya çıkarmamış mıydı?

Dinin istismar edilebileceğini ve bu istismarın etkili olabileceğini göstermemiş miydi?

-Evet ama Serbest Fırka kapanıp herkes kabuğuna çekildikten sonra herhangi bir tedbire ihtiyaç görülmemişti.

ATATÜRK’ÜN İNÖNÜYE MEKTUBU

Atatürk, İsmet İnönü’ye 6 Ağustos 1933 tarihinde bir mektup yazarak ona olan sevgisini açıkça belirtti.

İşte o mektup;

“İsmet,

Büyük adamsın, hassas olduğun kadar his veren adamsın.

Sen benim sözlerimi okurken gözlerin yaşarmış.

Ya ben seni okurken hıçkırıklarla ağladığımı söylersem inanır mısın?

Bu duygularımı sofrada değil, kimsenin yanında değil, yatak odama çekildikten sonra mahremimle yazıyorum. Sen beni muhakkak çok seviyorsun.

Ya ben seni?

Buna cevap istemem, gözlerinden öperim.

Gazi M.”

İNÖNÜ’NÜN ATATÜRK’E MEKTUBU

5 Ekim 1938 tarihli o mektup;

“Sevgili Atatürk, Sevgili

Velinimetim.

Muhterem Celal Bayar bana sizin selamınızı getirdi.

Çok sevindim.

Bir soğuk algınlığından yatakta ıstırap çekerken sizden lütufkar ve şefkatli bir haber bana ihya edici bir ilaç gibi geldi.

Yüreğimin ta içinde bütün muhabbet hislerim sızladı. Bütün ömrün en aziz hatıralarına teşkil eden hadiseler hafızamda canlandı.

Aziz varlığınız düşüncelerimin alicenap timsalidir.

Sizin bir an evvel afiyet bulmanız yeğane ve en samimi dileğimdir.

Sizi kudret ve sıhhatle ve şan, şerefle aramızda ve başımızda görmek ümidim her zamandan ziyade sağlamdır.

Can verici yüzünüzden, doyamadan binlerce öperim sevgili Atatürk, büyük Atatürk, velinimetim Atatürk.

Tazim ile:

İsmet İnönü”

***

Rahmetli Abdi İpekçi’nin , yine rahmetli İsmet İnönü ile yaptığı, bu samimi röpörtaj burada sona eriyor

Bize Türkiye Cumhuriyeti’ni kazandırarak emanet eden Atatürk ile İnönü’ye minnet duygularıyla ben de, Allah’tan rahmet diliyorum.