CHP Belediyelerine nefes aldırılmıyor.. Kafasını kaldırana "otur ulan yerine" deniyor..
Belediye başkanları kadın ise.. Onlara; "Oturunuz yerinize ulan bayan" nezaketi (!) gösteriliyor..
Muhteremler için, nezaket çok önemli, fazilet en önde, zarafet olmazsa olmaz kural..
-"Oturun" dendimi, oturulacak,
-"Kalkın" dendimi, kalkılacak..
BAŞLAR birazcık oynayabilir fakat, KIÇLAR kesinlikle kıp-raş-ma-ya-cak.
.....
İşte böyle bir süreç, "sür-git" mantığı ve anlayışıyla devam ediyor..
-Olan, kime oluyor?
-CHP'ye.
-Kim yıpranıyor?
-CHP.
-Kim zarar görüyor?
-CHP.
-Telef edilen kimler?
-İçeri tıkılan CHP'li başkanlar..
-Pekiiiiii, CHP dışında kalan belediyelerde neden hiçbir Allah kulu sorgulanmıyor, neden içeri takılmıyor?
-Onlar sütten çıkmış "ak kaşık (!) ta ondan.
.....
Soruşturmalar hız kesmeden "dolu misali" iniyor CHP'lilerin üzerine..
Gizli tanıklardan söz ediliyor.. "Onlar söyledi, bizler de gereğini yaptık" deniyor..
-Doğru mu?
-YARIM.
-Neden YARIM?
Çünkü, "gizli tanık" kimliğinin ardına gizlenen kanıbozuk, soyusilik hayasızların yüzde 3
25'i CHP'lilerden oluşuyor da onun için YARIM.
Yani, yara içerden kanıyor..
Yani, hain ve hainler içeriden vuruyor..
Yani, vurulan belliiiiiiiiiiiiiiii, vuran belli oğlu belli.
Olağanüstü kritik süreçte, "konuş kurtul" taktiği ile, hesap yapanlar, yaptıkları hesabı tutturmanın sevincini yaşıyor..
Bu kesin.
.....
Kesin olan, keskin işleyen bu hassas sürecin ne olduğunu anlamayanlara, anlamazlıktan gelen saftiriklere anlayacakları dilden anlatayım;
-Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu CHP'nin, düşmanlarını dışarılarda aramasına hiç gerek yok..
"CHP kongresi şaibelidir" nidalarıyla utanmadan, sıkılmadan, ar- haya bilmeden ve de Allah'tan korkmadan meydanlarda "adamız" diye gezinip duran çakma CHP'li zottiriklere bakın;
"GERÇEK kabak gibi önünüze çı-ka-cak-tır."