Özel Haber: Murat GEGİN
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası 2. Başkanı Hüsniye Gül, yaşanan krizde okların yalnızca üreticiye yöneltilmesini eleştirerek, sorunun tarlada değil; planlama, mevzuat ve pazarlama sistemindeki eksikliklerde yattığını vurguladı.
Son yıllarda Avrupa sınır kapılarından dönen tarım ürünleri, Türkiye'nin ihracatında kanayan bir yara olmaya devam ediyor. İngiltere'ye gönderilmek istenen yeşilbiberlerin Bulgaristan kapısından dönmesinin ardından 5 Ocak gazetesine özel açıklamalarda bulunan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası 2. Başkanı, Ziraat Yüksek Mühendisi Hüsniye Gül, tarımda planlamanın hayati önemine dikkat çekti. Gül, pestisit krizinin yapısal nedenlerini madde madde özetleyerek çözüm önerilerini sundu.
"Çiftçi Hangi Ülke İçin Ürettiğini Bilmiyor"
Meyve ve sebzelerde yaşanan kalıntı sorununun yalnızca çiftçi hatası olarak görülmesinin asıl nedenleri perdelediğini belirten Gül, uluslararası pazardaki kural değişikliklerine dikkat çekti. Dünya genelinde tarım ilaçları için belirlenen maksimum kalıntı limitlerinin (MRL) sürekli güncellendiğini ve giderek düşürüldüğünü hatırlatan Hüsniye Gül, şunları kaydetti:
"Geçmişte tamamen yasal olarak kullanılan bir bitki koruma ürünü, mevzuat değişiklikleri nedeniyle bugün risk haline gelebiliyor. Bu, üreticinin tek başına kontrol edebileceği bir durum değil. Ayrıca İngiltere, Rusya ve Avrupa Birliği (AB) gibi pazarların her birinin limit ve uygulamaları farklı. Gelişmiş tarım ülkelerinde üretici, tohumu ekerken hangi ülkenin mevzuatına göre üretim yapacağını bilir. Bizde ise çiftçi kime üretim yaptığını bilmiyor; ihracatçı son anda en avantajlı pazarı seçiyor. Bu sistemsizlik, riski büyütüyor."
Yeni Hastalıklar ve Ruhsat Uyumsuzluğu
Türkiye'de karantina uygulamalarındaki eksiklikler nedeniyle tarlalarda yeni hastalık ve zararlıların türediğine işaret eden Hüsniye Gül, üreticinin bu etmenlerle mücadele edecek ruhsatlı bitki koruma ürünü bulmakta zorlandığını belirtti. Dünya genelinde çevre ve sağlık kriterleri sebebiyle ruhsatlı aktif madde sayısının giderek azaldığını vurgulayan Gül, mevzuat uyumsuzluğuna da dikkat çekerek, "AB'de ruhsatlı olan bazı aktif maddelerin Türkiye'de ruhsatlı olmaması, Avrupa standartlarına uygun yetiştirilen bir ürünün bile sınırda takılmasına yol açabiliyor" dedi. Doz aşımı yapan veya bekleme süresine uymayan bilinçsiz üreticilerle etkin mücadele edilmesi gerektiğini belirten Gül, ancak sorunun tamamını üretici hatası olarak göstermenin haksızlık olduğunun altını çizdi.
"İç Piyasada da Aynı Hassasiyet Gösterilmeli"
Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube 2. Başkanı Hüsniye Gül'ün açıklamalarında öne çıkan bir diğer kritik başlık ise, iç pazar tüketicisinin sağlığı oldu. İhracata giden ürünlerin sayısız analizden geçtiğini ancak iç piyasaya sunulan ürünlerde denetimlerin aynı hassasiyetle yürütülmesi gerektiğini belirten Gül, "Güvenilir gıda sadece ihracat pazarları için değil, kendi vatandaşlarımız için de vazgeçilmez bir hak olmalıdır" ifadelerini kullandı.
Çözüm: Sözleşmeli ve Planlı Üretim
Artık suçlayıcı değil, yönlendirici bir tarım politikasına geçilmesi gerektiğini savunan Ziraat Yüksek Mühendisi Hüsniye Gül, çözümün reçetesini şöyle özetledi: Hangi pazara üretim yapılacağının ekim öncesinde planlanması, Sözleşmeli üretim modelinin yaygınlaştırılması, Bitki koruma ürünlerinde ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve uluslararası uyumun sağlanması, Tüm paydaşların (üretici, ihracatçı, bakanlık) koordinasyon içinde hareket etmesi. Gül, açıklamasını, "Pestisit nedeniyle yaşanan ihracat sorunları yalnızca tarlada değil; planlamada, mevzuatta ve pazarlamada başlayan çok boyutlu bir problemdir. Çözüm ancak ortak akıl ve iş birliğiyle mümkündür" sözleriyle tamamladı.




