Bidhya Devi Bhandari…

Bidhya Devi Bhandari, Nepalli komünist bir lider olan Madan Bhandari'yle evlenir. Ancak eşini 1993 yılında bir trafik kazasında kaybeder. Eşinin ölümünün ardından politikayla aktif olarak ilgilenmeye başlayan Bhandari, bir süre Savunma Bakanlığı görevini üstlendikten sonra, ülkesi Nepal'de monarşinin yıkılmasının ardından 2015 yılında ülkenin ikinci başkanı olarak göreve gelir. Bidhya Devi Bhandari, Nepal'in ikinci ve ilk kadın Cumhurbaşkanıdır. Bhandar, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmadan önce, Nepal Kadınlar Derneği Başkanı ve Nepal Komünist Partisi'nin başkan yardımcısıydı.

Şeyh Hasina Vecid…

Şeyh Hasina Vecid, 1971 yılında ülkesi Bangladeş'in Pakistan'dan ayrılmasında önemli rol oynamış bir kadındır. İlk olarak 1996 yılında Bangladeş Başbakanı seçilen kadın, bugün hâlâ sürdürdüğü ve üçüncü döneminde olduğu bu göreve eşi Dr. Wazed Miah'ın 2009 yılındaki ölümünün ardından devam etmiştir. Pek çok kuruluş tarafından barış ödülüne layık görülen Vecid, kimilerince görevi boyunca politik rakiplerinin öldürülmesini organize etmiştir. Şeyh Hasina Vecid (28 Eylül 1947), Bangladeş Kurucu Cumhurbaşkanı olan Mucibur Rahman'ın kızı ve 6 Ocak 2009'dan bu yana Bangladeş Başbakanı'dır.

I. Elizabeth…

I. Elizabeth, tahtı üvey kardeşi Mary'nin 1558 yılındaki ölümünün ardından devralır. Tahta çıktığında daha sonradan İngiltere Kilisesi olarak anılacak olan İngiltere Protestan Kilisesi'ni kuran Elizabeth, 1558 yılında bugün İngiltere tarihinin en büyük zaferlerinden biri olarak kabul edilen savaşta başrolü oynayarak İspanyol Armadası'nı mağlup eder. Evlenmesi, çocuk sahibi olması ve böylece tahtına bir varis bırakması için yapılan baskılara direnerek hayatı boyunca evlenmez ve bu sebeple 'Bakire Kraliçe' adıyla anılır.

***

Hatşepsut…

Antik Mısır Hükümdarı II. Thutmose'nin hem eşi hem de üvey kardeşi olan Hatşepsut, hükümdarın 1479 yılındaki ölümünün ardından oğulları beklenen yaşa gelene kadar hükümdarlık görevini devralır. Ancak ülkenin başında bulunduğu yedi yılın ardından yasaları değiştirerek kendisini Mısır Firavunu ilan eden kadın, Antik Mısır'ın yönetimini 20 yıl üstlenerek ülke tarihinin görevde en uzun kalan kadın hükümdarı olur.

Kraliçe Seondeok…

Kore Kralı Jinpyeong'un 632 yılındaki ölümünün ardından 26 yaşındaki kızı Prenses Deokman, Kore'nin ilk hükümdarı olarak göreve gelir. Başta bulunduğu sürece kendisine verdiği Kraliçe Seondeok adıyla anılan kadın, ülkesini yıllar sürecek şiddet ve savaş ortamında başarıyla yönetir. Söylentilere göre ölümünden kısa süre önce 17 Şubat 647 tarihinde öleceğini bildirmiş ve gerçekten de o gün ölmüştür. Seondeok yaşamı boyunca hiç evlenmemiş ve çocuk sahibi olmamış, ancak görevini her zaman bir başka kadına devretmek istemiştir. Bu sebeple ölmeden önce görevinin kuzenine devredilmesini vasiyet etmiş, ölümünden sonra Kraliçe Jindeok adıyla anılacak kuzeni tahta geçmiştir.

***

Şimdi bana, ‘Nedir bu kadın da kadın muhabbeti? Hayırdır!’ diye sorabilirsiniz.

Şöyle düşünelim;

Ülkemizde yılda 350-400 civarında katledilen kadınları düşündükçe…

Kadın çocuğunu doğurur, evinde kocasını bekler…

Kadın çalışamaz…

Kadın gezemez…

Kadının tüm hakları erkeklerin ellerinde…

…Ve kadın haddini bilecek! Onların hiç söz hakkı yoktur!

Peki; kadınlar bu sözleri, cahilce davranışları hak ediyorlar mı?

Sizce kadınların haklarına sahip çıkması ve uygulaması çok mu tuhaf?

Düşünsenize, kadınlardan oluşan bir devlet yönetimi…

Sizce nasıl olurdu?

Yorumu sizlere bırakıyorum…