Son Keçiörengücü karşısında sergilenen oyun açıkçası Teknik Direktör Ümit Özat’ın sonu oldu.

Bu maça dair aslında söylenebilecek fazla bir şey yok. Karşılaştığım kim varsa, “Bu kadar ruhsuzluk olur mu?” diye soru yönelttiler.

Hocaların hocası merhum Metin Türel ile sohbetimiz de, “Biz teknik direktörlerin her zaman iki çantası olur. Geliş ve gidiş için…” derdi. Teknik direktörlük mesleğinin bu kuralıdır. Bahanesi ne olursa olsun özellikle ülkemiz de kararlar bıçak gibidir; keser atar…

Ümit hoca ile ilgili de yolu açık olsun dileklerimizi iletebiliriz. Tabi her kulübün kendine göre büyüklüğü vardır. Adana Demirspor gerçekten büyük kulüp ve ağırlığı var. Burada bu ağırlığı taşıyabilecek , omuzları o yükü kaldırabilecek, camiayı bilen ve anlayan teknik direktörler başarılı olabiliyor. Camianın beklentilerini karşılayabilmek asıl olandır. Zaten o zaman başarılı oluyorsun.

Teknik direktör Ümit Özat’ın sakatlıklarla ilgili bahaneleri geçerli olabilir. Bir türlü ideal 11’ini sahaya sürme fırsatını yakalayamadı Ümit hoca. Tabi futbolun doğasında bahaneye kesinlikle yer yok. İnsanlar sahadaki futbola ve sonuca bakıyor. Sizin en iyi oyuncularınız oynamaması detayına asla inmez. Sonucunda sahaya 11 oyuncu çıkıyor ve sonradan da diğer oyuncular giriyor. Tribünler buna bakıyor. Adana Demirspor takımı sahada mücadele etmez ise büyük sıkıntı olur. Hele hele ne yaptığını bilmez şekilde 90 dakikayı tamamlarsa kıyamet orada kopar. Sanırım başkan Murat Sancak da bu noktaya takıldı ve ayrılık kararını aldı.

Ayrılıklar hep üzüntülü ve hüzünlü olur. Kulüp kalıcıdır ama hep sirkülasyon yaşanıyor. Başarıyı yakalayabilecek başrol isim gelene kadar bu sirkülasyon hep olacak. Adana Demirspor için bu yeni bir süreç demektir. Hakan Kutlu, Yılmaz Vural ve Ümit Özat ile geçtiğimiz sezondan bugüne gelinildi. Eminim ki Başkan Murat Sancak, kendisinin de camianın da mutlu olacağı, başarıyı tutup getirecek dördüncü teknik direktör ile anlaşmaya varacaktır.