Geçen haftaki yazılarımız da Türklüğe ve Müslümanlığa amansız düşmanlık besleyen Batı’nın tutumundan ve Haçlı Seferlerinin nedenlerinden bahsedeceğimizi ifade etmiştik. Bu haftaki yazı konumuz bu olacak.

Haçlı Seferleri 1095 ve 1272 yılları arasında yapılan, Avrupalı Katolik Hristiyanların ve Papanın talebi, çeşitli vaatleri üzerine Müslümanların elindeki kutsal topraklar üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenlemiş oldukları seferlerdir.

*Kilisenin Çıkarları, Diğer Adıyla ‘’ HAÇLI RUHU’’

1071 Malazgirt zaferinden sonra Selçuklu Türkleri Anadolu’ya girmiş ve 1075 yılında İznik’i ele geçirerek burayı devletin merkezi yapmaya çalışmışlardır. Türklerin Anadolu’ya girişi başta Bizans olmak üzere bütün Avrupa devletlerini rahatsız etmiştir. Bunun nedeni ise; Bizans’ın işgal tehlikesinde olması demekti. Türklerin önünün açılmasıdır. Dolayısıyla bu da, Avrupa’ya akınlar düzenlemeleri demekti. Haçlı seferleriyle birlikte Avrupalı devletlerin akıllarında bir yandan Fatımilerin elinde bulunan Kudüs’ü ele geçirmek, diğer yandan da Müslüman’ları Ortadoğu’dan kovmak fikri hakim olmuştur.

11.yüzyıl’ın Avrupa’sına baktığımızda şiddetli kuraklığın getirdiği açlık, sefalet, salgın hastalıklar ve artan nüfus oranı gibi problemler baş göstermiştir. Öte yandan şehirlerinin yağmalanmasından bıkan insanlarda, can ve mal güvenliği endişesi oluşmuştur. Bu da insanların doğunun zenginliklerine kavuşma hayalleriyle Haçlı seferlerine büyük ilgi göstermelerinde büyük etken olmuştur. Aynı zamanda Avrupa’da feodal ailelerin birbirleriyle savaştığı, şövalyelerin adeta terör estirdiği büyük bir kaos dönemi yaşanmıştır. Bu da o dönemde Haçlı seferlerine katılacak kontlar ve dükler için öncelikli hedefin maddi çıkar ve yeni topraklara sahip olabilme düşüncesini doğurmuştur. Bu şartlar Doğu’yu, Batı’nın gözünde bir cennet haline getirmesi ve Doğu’yu hazine olarak görmesi için yeterli sebep olmuştur.

Haçlı Seferlerinin Doğuşu:

Haçlı seferleri, aslında İspanya’dan ve Portekiz den Müslümanların atılması için başlatılan ‘Reconqista (Yeniden Fetih)’ hareketinin başlamasıyla doğmuştur. Bu dönemdeki Müslümanlar, İspanya ve Sicilya da hakimiyet kurmuşlardır. Bu hareket, İber yarım adasında bulunan Hristiyanların ve Krallıkların ortak düşmanları haline gelen Müslümanların, elindeki şehirleri almak için başlatılmış ve 9. yüzyıldan 15. yüzyılın sonlarına kadar sürmüştür. Türklerin Bizans İmparatorluğu’na yapmış olduğu saldırılar nedeniyle, politik başarıları ile bilinen Bizans imparatoru I. Aleksios Kommones Türklere karşı Papadan yardım istemiştir. Papa’da, Bizans İmparatoru’nun bu talebini ve yardım isteğinin geri çevirmemiştir. Fakat Papa’nın amacı, Bizans’a yardımdan çok, Doğu topraklarını ve Kudüs’ü ele geçirmek olmuştur. Papa, kendi görüşlerini benimsemeyen “Heretik (dinden sapmış)’ Doğu Hristiyanlarını kontrol altında tutmak ve Avrupa’nın içinde bulunduğu krizden kurtulmasını istemiştir.

1095 de toplanan Clermont Konsilin’de Papa, Hristiyanların Kudüs’ü ve Doğu topraklarını ele geçirilmesi, özellikle de “Kutsal Toprakların’’ Müslümanların elinden kurtarılması için yapılacak Kutsal savaşa (Haçlı Ruhu) davet etmiştir. Papa, savaşa katılacaklara dünyevi ve uhrevi pek çok vaatte bulunmuştur. O zamanlar kilisenin halkı Haçlı Seferlerine katılmaya ikna etme çabasıyla sadece dini bir kurum olmadığının aynı zamanda geniş toprakların yöneticisi ve siyasi bir otorite olmak isteği, dikkat edilmesi gereken bir nokta olmuştur.

*Birinci Haçlı Seferi ( 1095-1099)

Kudüs’ün kurtarılması, yani Kutsal toprakların, Müslümanların hakimiyetinden alınması amacıyla başlatılan Haçlı Seferi’nin ilkidir. Birinci Haçlı Seferi, katılan askeri birliklerin, 600.000 kişilik asker sayısı sebebiyle, en önemli haçlı seferi olarak kabul edilir. Birinci Haçlı seferinin, 1095 yılında Clermont’da toplanan ‘Kilise Konsilin’ de Papa 2. Urban (Urbanus) ve fanatik bir Papaz olan Pierre L’Ermite tarafından başlatıldığı kabul edilmektedir. Fakat bu sefere katılmak için Hristiyanlar tarafından Avrupa genelinde propaganda yapılması ve Haçlı birliklerinin toplanması, yaklaşık 1 yıldan fazla sürmüştür. İki safhadan oluşan bu haçlı seferinde, sefere katılan birinci grup birlikler, genellikle sırf din aşkı için savaşmayı göze almış, farklı sınıflardan oluşan, halktan kişiler olmuştur. İkinci grup ise, birinci grubun tam aksine, çok düzenli soylu kişiler tarafından seçilmiş, profesyonel birliklerden kurulmuştur. Birinci Haçlı seferinin genel olarak başlangıcının iki safhadan oluştuğu kabul edilmiştir.

1)- Birinci haçlı seferlerine “Köylü haçlı” veya “Halkın haçlı seferleri” denmiştir. Bu haçlı seferine katılanların çoğu din için savaşmayı göze almış kiliseye bağlı olan insanların toplanmasıyla olmuştur.

Yarın devam edeceğiz…