Ankara'da 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi açılır.

Mayıs ayının ilk haftasında bakanlıklar oluşturulur.

Doğal olarak Maliye Bakanlığı da vardır.

Ancak bu bakanlığın kasasında beş kuruş yoktur.

Sovyetlerle yardım konusunu görüşmek için bir heyet yola çıkmıştır.

Heyetin Moskova'ya varması iki ay sürecektir.

Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı Çiçerin'in olumsuz tavrı nedeniyle, görüşmelerden sonuç alınamaz.

Heyetin Moskova'ya gidip gelmesi dört-beş ayı bulur.

Meclis vardır ama, meclisin ordusu yoktur.

Bırakın orduyu kapıya dikecek asker yoktur

Bakanların özel odaları yoktur.

Bir odaya 2 masa atılır, iki bakan aynı odada çalışır.

Bakanlara verilecek kağıt bile yoktur.

Bırakın kağıdı, bu bakanlıklarda çalışacak okur-yazar insan bile yoktur.

Milletvekilleri için ev yoktur, otel yoktur.

İki-üç milletvekili bir araya gelip, bir oda kiralayabiliyorsa şanslı sayılıyorlardı.

Ankara'da doğru dürüst lokanta yoktur.

Meclisin bahçesine kazan kurulur, miletvekillerinin memleketlerinden getirdikleriyle kazan kaynatılır.

Mustafa Kemal Paşa, Erzurum'dan Kazım Karabekir Paşa'nın yanına kattığı Ali Metin Çavuş'la Direksiyon Binası'nda kalmaktadır.

Çamaşırları Ali Metin yıkar, yemekleri Ali Metin yapar.

Bir gün, Mustafa Kemal Paşa'nın ceketinin düğmesi kopmuştur.

Paşa seslenir;

"Ali Metin, iğne iplik getir de şu düğmeyi dikelim.

Milletvekillerin bazıları bu yokluktan şikayetçidir.

Geri gitmek isteyenlerin olduğu Mustafa Kemal Paşa'nın kulağın da gelir.

Bir gün kürsüye çıkar, konuşur;

"Aranızda yokluklardan şikayetçi olanlar varmış...Arkadaşlar ben sizi buraya zorla getirmedim, zorla da tutamam. Ama ben tek başıma da kalsam burada savaşmayı sürdüreceğim. Burada tutunamazsam, Elmadağ'a çıkıp orada, silah elimde ölünceye kadar savaşacağım...İsteyen memleketine dönebilir" der.

Bu konuşmadan sonra şikayetler kesilir.

İşte bu yokluk aylarında Mustafa Kemal Paşa, Azerbaycan Devlet Başkanı Nerim an Nerimanov'a bir mektup yazar.

Mektupta, içinde bulundukları durumu anlatır, para ve benzin göndermelerini ister.

Türkiye'nin durumunun düzelince, bu borcun ödeneceğini de yazar.

İstenen yardımlar biraz da fazlasıyla gelir.

Bu yardım malzemeleri ile birlikte Neriman Nerimanov'un Mustafa Kemal Paşa'ya yazdığı bir de mektup gelir.

Mektupta şunlar yazılıdır;

"Gardaşın gardaşa borcu olmaz, desteği olur"

Azerbaycan'la derin dostluğumuz yanında bu ve benzeri pek çok hikaye vardır.

Yukarıdaki satırlar sadece bunlardan biridir.

Not; Neriman Nerimanov bir erkek adıdır.