Bugünkü yazım Çağrı Dergisinin Temmuz 2016 sayısındaki esinlendiğim iki yazının ürünü. Biri üstad Feyzi Halıcı’nın Sen Varsın , diğeri de Fatma Bahar Halıcı (Gökfiliz) ‘nın Tasavvuf Olumlamaları .
Araştırmak ve aramak son derece iyi ve de yararlı. Bilimin , teknolojinin gelişmesi de bunun sonucu. Ama, arayacaksan bilgiyi , gerçeği , doğruyu, güzeli aramalısın. Kusurları değil.
İşlediğimiz hataların , günahların çoğu nefsimize , tutkularımıza yenik düştüğümüzden. Benliğimizi kaybettiren , tutkulara da, nefsimizin isteklerine de düşmeyelim yenik.
Zordur onarılması kalp kırıklıklarının ve de hayal kırıklıklarının. Siz siz olun, herkesle iyi geçinin , uyumluluğu huy edinin ve de ne kalp kırıklıklarına ne de hayal kırıklıklarına neden olmayın.
Olumlu yönlerini görmeye çalışın , kişilerin de , olayların da.
İçiniz rahat değilse , çatışmalarla sarsılmışsanız , huzurunuzda olmaz. Bu, dış görünüşünüze de yansır.
Taşıyamayacağınız , kaldıramayacağınız , gücünüzün yetmediği yükler de, her şeyden önce ağır gelir ruhunuza.
Devamlı düşünün, devamlı değerlendirin. Bunu yapmazsanız aklınız ölür. Allah’ı da unutmak , zikretmemek te, kalbin ölümü.
Yaşam inişli - yokuşlu. Dertler , belalar , çileler de var. Sevinç , neşe , mutluluk ta.
Asla yitirmeyin umudunuzu . Zor günler de sona erer. Her zaman bir umut ışığı vardır. Devamlı mutlulukta olmaz. Düşmemeli mutluluğun rehavetine. Bunun ilacı , çaresi, her şeyin geçici olduğunu bilmek , buda geçer diyebilmektir.
Hepimiz, yanımızda hiçbir şey götüremeyen ahret yolcularıyız. Malımız , mülkümüz bizden daha ömürlü. Ne kadar güzel ve pahalı da olsa, oturduğumuz yerler sadece konup göçtüğümüz hanlar.
Zaman akıp gidiyor, geçmişten geleceğe. Bugün, dünün geleceği , yarın da, bugünün geleceği. Bir anlamı yok geçmiş için üzülmeye. Yapacağın bunlardan ders çıkarıp yeniden işlere koyulmak . Eskiye takılıp kalırsan, ayak uyduramazsın yaşama.
Her yeni günü, umut verici bir başlangıç say.
Yaşam, devamlı mücadele ve de savaş. Yılmayın bu kavgadan. Korkuları da siz korkutun, kaçırın. Sonunda kazanan , başaran siz olursunuz.
Bir de üstad Feyzi Halıcı gibi ‘’ Senden önceki yaşadığım zamanları, sanki hiç yaşamamışım’’. ‘’Ne uzaklık ne de zaman, geçerli değil senin için’’. ‘’ Güzel , gerçek , ölümsüz olan her şeyde, sen varsın’’. Dedirten bir sevgi, aşkla dolu bir gönlünüz varsa, aşarsınız her engeli . Zaten bizi değerli kılan , ölümsüz yapan manevi yönümüz değil mi?