Doğanın kanununda, ekmeden biçmek yok! Dünyanın fani insanları, ekmeden biçmek; vermeden, almak istiyor.
İnsan hem bu dünyada hem öteki dünyada yaptıklarının karşılığını görür. Kötülük yapan kötülükle, iyilik yapan iyilikle karşılanır.
Ekmeden, biçmek! Kim ekmeden biçebilir ki? Ekersen biçersin!
Bu atasözünün hikayesi bile var. Bakın şöyle!
“Yaşlı adamın eşi evde tereyağı yapıyordu, kocası ise her gün yakınlarındaki bakkala götürüp satıyor onunla geçiniyorlardı.
Bakkal, adamın getirdiği tereyağını hiç tartmadan tezgahına koyuyor ve satıyordu. Ancak bakkal bir gün acaba dedi, adam gittikten sonra tereyağını tartıya koydu, 900 gram olduğunu görünce çok öfkelendi ve “Yarın geldiğinde bunun hesabını sorar bir daha da yaşlı adamdan alışveriş yapmam.” dedi.
Ertesi sabah yaşlı adam elinde tereyağı içeriye girdi, bakkal sert bakışlarıyla “Bir daha senden tereyağı almayacağım.” dedi.
Yaşlı adam üzülerek: “Efendim, bir yanlışım mı oldu?” dedi.
Bakkal:
“Efendi, senin bana verdiğin tereyağını tarttım. 900 gram geldi ayıp değil mi bu yaptığın?” dedi.
Yaşlı adam utanarak başını yere eğdi:
“Efendim bizim terazimize koyacak ağırlığımız yok, sizden bir kilo şeker almıştık onu ağırlık olarak kullanıyoruz.” dedi.
Yani ne yaparsan yap ‘’Ektiğini biçersin’’
Sonuç: Bakkalın yaptığı sahtekarlık yanına kar kalmamış, yaptığı hile ona geri dönmüş ve ne ektiyse onu biçmiş.
Kendimizi kandırmaya hiç gerek yok! Kişi; ülkesi, vatanı, milleti için güzel işler yapmalıdır.
İyi işler yaparken de karşılık beklememelidir. Her ne yaparsan yap, kalben yap! İnanarak yap!
Doğru bildiğin için yap! ‘’Ne ektiysen de onu biç.’’