İlk olarak 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde ilan edilen Dünya Çevre Günü, Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında alınan kararla resmiyet kazanmıştır. Çevrenin korunması için farkındalık yaratmak ve bu korumayı artırmak amaçlı kutlanan günde çeşitli etkinlikler düzenlenir.

İnsanlarda çevre bilincini oluşturmak amaçlı yapılan Dünya Çevre Günü etkinlikleri her yıl farklı temalar ile düzenlenen bir gündür. Ama görüyoruz ki bu etkinlikler gerçekten işe yaramıyor ya da insanlarımız daha güzel sağlıklı bir dünyada yaşamayı reddediyor. 1972'den beri kutlanan bu gün hiç bir şeyi değiştirmemiş anlaşılan.Çünkü o tarihten bu tarihe pek bişey değişmemiş aksine hep artmış.

İnsanlar doğaya bile saygılarını yitirmişler Yolda giderken etrafınıza dikkatlice bakın, deniz kıyılarındaki şişeler, izmaritler,denize atılan milyonlarca çöpler o denizde yaşayan canlılar o çöplerimiz yüzünden boğularak ölüyorlar. Bizler gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak yerine onları da kendimize benzetiyoruz.

Yurt dışına gittiğiniz de dışarı da bir tane çöp dahi göremezsiniz .Oradaki insanlar ne birbirlerine karşı saygılarını yitirmişler ne de doğaya karşı çöp kutusu bulana kadar ellerindeki çöpleri yere atmak yerine ellerinde taşıyorlar.

Peki bizim ülkemizde durum nedir, bunlardın tam aksi, bizim insanımızın yere çöp atması, gittiği piknikte yemek artıklarını, poşeti, şişelerini ulu orta yerde bırakması kelimenin tam manasıyla bir sıradan bir olaydır. Kimse de çıkıp yahu arkadaş (lar) siz ne yapıyorsunuz demezler. Çünkü kendileri de aynıdır. Bakın yurt dışında yaşayıp memleketine büyük hasretle dönen gurbetçiler Türkiye ye ayak basar basmaz yaptıklarına hiç dikkat ettiniz mi? Yüksek sesle müzik dinlemeler, arabada akrobatik hareketler, giyimi kuşamı saymıyorum bile o ayrı bir yazı konusudur. Bunları yaşadığı ülkede yapabilir mi? Kesinlikle yapamaz. Çünkü orada yasa vardır, kanun vardır ve nizam vardır. Bunları yaparsa ceza yiyeceğini bilir, öyle eş dost tanıdık akraba bulamaz, kuzu, kuzu gider o cezayı son kuruşuna kadar öder.

Onun için demem o ki, temiz bir çevre için önce insan olduğunu bilmeli kişi kendini, yoksa sabahtan aksama kadar yaz dur, kimin umurunda.