Gemi mühendisi olarak nerede ise Dünya’nın bütün, limanı olan ülkelerini dolaşmış olan, Mehmet Ali Ergöz, değişik ülkelerde yaşadığı Atatürk’le ilgili anılarından birkaçını yollamış.
***
Yıl 1971 “Fırat” adlı gemiyle, Amerika’nın Philadelphia limanına 10 bin ton tütün götürmüştük.
Şehri dolaşmış gemiye dönüyorduk.
Yanımıza bir araba yaklaştı ve nereye gittiğimizi sordu.
“Limana” deyince, kendisinin de oraya gittiğini ve bizi götürebileceğini söyledi.
Üç arkadaş bindik ve bizi geminin bordasına kadar getirdi.
Bu kibar Amerikalı’yı Türk Kahvesi ikram etmek için gemiye davet ettim.
Zabitan salonuna geçtik.
Kaptanımız da oradaydı.
Misafirimiz; bulunduğumuz katı ve salonu inceledikten sonra “Bu geminin Türk gemisi olduğunu söylediniz, ancak salonda Atatürk resmi yok” diyerek ilave etti;
“Buraya önce Atatürk’ün resmini koymalıydınız” dedi ve kahveyi içmeden izin isteyip gemiden ayrıldı.
Hepimiz şaşırıp kalmıştık.
Karşılaştığımız duruma bir anlam veremedik.
Sanırım bu kibar Amerikalı; varlık nedenimiz olan Atatürk’e kayıtsız kaldığımızı düşünmüş ve tavrımızı vefasızlık olarak değerlendirerek bizi protesto etmişti.
***
Yıl 1988, yer Ekvador’un Guayaguil şehri.
Gemideki işim bitince, çevreyi tanımak için dolaşmaya çıktım.
Yirmi dakika sonra, dinlenmek için yol kenarında gördüğüm bir meriven kenarına oturdum.
Tam karşımda bir okul var.
Okulun girişindeki alanda 5 tane büst gördüm.
İlgimi çekti ve onlara yaklaştım.
Birinci büst Simon Bolivar’a aitti.
İkincisi Che Guavera, üçüncüsü Fidel Castro, dördüncüsü Emiliyano Zapata ve beşinci büst Mustafa Kemal Atatürk’e aitti.
Büstleri inceleyip İspanyolca açıklamaları anlamaya çalışırken, öğretmen olduğunu, düzgün İngilizcesi ile söyleyen bir kişi geldi yanıma.
Nerelisin diye sordu.
Türk olduğumu söyleyince, içtenlikli bir ilgi gösterdi.
Atatürk hakkında konuşmaya başladık.
Türk devrimi konusundaki bilgisi yüksekti.
Atatürk’ü, saygı duyduğu diğer 4 devrimciden ayrı tuttuğunu söyledi;
“O yalnızca ülkesini kurtarıp modern bir ulus yaratmakla kalmamış, ezilen uluslara evrensel bir örnek yaratmıştır” dedi.
O an duyduğum övünç ve mutluluğu unutmam mümkün değil.
***
Mehmet Ali Ergöz’ün yabancı ülkelerde yaşadığı Atatürk’le ilgili anılarını, daha sonraki yazılarımda da anlatmaya devam edeceğim.