Yazımın başlığını haber7.com sitesindeki atılan manşetten aldım. İtiraf edeyim haber başlığı çarpıcı olduğu kadar ürkütücü idi. Adana’nın Kozan, Osmaniye’nin Kadirli ilçelerindeki barajlardaki doluluk oranının % 40 seviyesine düştüğünü, geçmiş yılların nisan ayında bu oranın % 100 seviyelerine kadar çıktığı haber yapılmıştı. Kuraklığın kapıda olduğu ikaz edilerek, özellikle tarımdaki yanlış sulama tekniği nedeniyle yapılan israfa dikkat çekilmek isteniyordu.
Bir anda çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği yıllara gittim. Osmaniye’nin küçük bir köyünde rahmetli babam ile birlikte çiftçilik yaptığımız yıllarda sulama büyük bir sorundu. Çakma kuyulardan, su motoru ile suyu çıkarmak son derece zahmetli, aynı zamanda çok pahalı idi. Kullandığımız mazota sıkça yapılan zamlar işin tadını kaçırmıştı. Ne var ki başka seçeneğimiz yoktu. Sulanmayan tarlalardan dönüm başına ancak 150 kilogram pamuk hasadı yapılabiliyordu. Üretim için yapılan masraflar çıkınca çiftçinin elinde para kalmıyordu. Tarlasını iyi sulayanlar, üretimi dönüme 1.000 kilograma kadar çıkararak, ekonomik açıdan rahat bir nefes alabiliyordu. Büyük toprak sahipleri sulama için gerekli aletlere sahip olduğundan, küçük çiftçilere göre daha şanslı grubu oluşturmaktaydı.
Aslantaş Barajı’nın inşaatı ile birlikte, sulama kanalları tarlaları bir ağ gibi örmüş, basit küçük bir boru ile sulama problem olmaktan çıkmıştır. Suya ulaşmak için başka her hangi bir alete gerek kalmamıştır. Çiftçiler zahmetten, masraftan, sıkıntıdan kurtulmuş, zengin ile fakir çiftçi eşit şartlarda suya kavuşmuştur.Verim artışıyla birlikte refah düzeyinde kısmi bir yükselme gözlenmiştir.
Sözü edilen hizmette, çiftçilerin sulama konusunda eğitilmemesi bir eksiklik olarak kalmıştır. Tarlalara ne kadar bol su verilir ise verimin o kadar artacağı yanılgısı, bir yandan su israfına, diğer yandan toprağın tuzlanmasına neden olmuştur. İlk yıllarda artan üretim, topraktaki tuz oranının artmasıyla düşmeye başlamıştır. Uzmanların uyarıları toplantı salonlarında, dernek binalarında yapıldığından, sahaya yansımamıştır. Su israfına ve toprağın tuzlanmasına neden olan hatalı sulamanın hala devam etmesi çok acıdır. Uygulamanın devamı halinde dünyanın en verimli ovalarından birisi olan Çukurova tarım yapılamaz hale gelecektir.
Peki bu sorunun çözümü nedir? Yağmurlama veya damla sistemi diye adlandırılan sulama sisteminin çözüm olacağı konusunda uzmanlar fikir birliğine varmışlardır. Sistem çiftçinin eğitimini ve gerekli aletlere sahip olmasını gerektirmektedir. Bunun için istisnasız tüm çiftçilerin eğitimi ve ihtiyacı olacak aletleri temin etmesini sağlayacak bir DEVLET PROJESİNİN zaman kaybedilmeden hayata geçirilmesi elzemdir. Proje tüm çiftçiler için zorunlu olmalı, giderleri devletçe karşılanmalıdır. Harcanacak paranın çok üzerinde bir getiri çok kısa sürede Türkiye’ye geri dönecektir.
Saygılarımla,