Erzurumuspor galibiyeti önemliydi. Hem coşku, hem mücadele hem de birlikteliğin fotoğrafıydı. Hani bir diğer anlamı ise bu maçtan sonra kalan üç maçı da kazanacak düşüncede olmasıydı Mavi-Lacivertlilerin.
Kalan maçın ilki de Altay deplasmanı idi.
Tüm herkesin bu maç öncesinde mutlak galibiyet gözüyle baktığı Adana Demirsporlu oyuncular, büyük moralle ve öz güven ile Altay karşısına çıktı. Maçın başlamasıyla Samed ile yakalanılan bir pozisyon var ve hepsi bu kadar!
Evet hepsi bu kadar!
Adana Demirsporlu oyuncularda çözemediğimiz veya anlamlandıramadığımız bir durum var ki günleri günlerine tutmuyor. Erzurumspor karşısındaki o coşku ile mücadele günler sonra Altay maçında yerini sıradan bir takım görüntüsüne bıraktı.
Hangi oyuncunun ne yaptığı belli değil. Ne bir hedef, ne bir mücadele, ne de bir istek. Bir futbolcu topluluğu bu kadar mı değişken olur akıl alır gibi değil. Hiçbir mücadele isteği olmaz. Hiçbir kafayı kaldırıp tribünlere bakmazlar, “Buraya kadar taraftarımız gelmiş bari onlar için oynayalım…”demezler. Ve ,“Başkanımız buralara kadar gelip emek veriyor. Bizlerin iyi olması için çabalıyor. Başkanımız için de oynayalım” demezler.
Düşünemiyorlar veya düşünmek istemiyorlar!
Şaka gibi bir futbolcu topluluğu.
Adana Demirspor takımı geçmişinde ilk kez 3. Lige düştüğü sezon bile futbolcular canla başla mücadele veriyordu. Fakat bu sezon ki futbolcu topluluğu kadar vurdum duymaz bir futbolcu topluluğu görmedim. Bu kadar imkanın karşılığında bu oyun ve bu mücadele…
Sonuçta ortada zaten.
Yani işimiz bu oyuncuların isteğine kalmış. İyi oynamak isterlerse galip geleceğiz. Beyefendilerin canı iyi oynamak istemez ise vay halimize!
Yazık!
Bu oyuncular ( mücadele eden 2-3 isim dışında) ne ilgiyi ne desteği kesinlikle hak etmiyorlar.