Öğretmen sormuş “1881’de ne oldu?”

-Atatürk doğdu öğretmenim.

- Peki, 1920'de ne oldu?
- Atatürk 39 yaşına bastı öğretmenim.

Bütün soruların cevabı “Atatürk şu yaşta olur” diye gelince;

”Sana sıfır vermek zorundayım Ali” demiş öğretmen.

“Olmaz öğretmenim, bana sıfır veremezsiniz. Çünkü sizin bize sözünüz var..Sadece cevabınız yanlış olunca size sıfır veririm, demiştiniz…Benim cevabım, sizin istediğiniz olmayabilir ama yanlış değil. Atatürk 1920’de 39 yaşında değil miydi?”

***

Dünya’nın gelişmiş, ya da gelişmekte olan ülkelerinin neredeyse değil, kesin kez tamamında “eğitim” en ön sırada gelir.

Bu,bizde de öyle.

İktidarımızdan da muhalefetimizden, de bunun aksi bir söz duymuş değiliz.

Ancak ; iktidar-muhalefet bu konuda aynı şeyi söylemesine rağmen, eğitimde bir “fikir birliğine” varmış değiliz.

Sistem ve müfredat konusundaki fikir ayrılıklarına rağmen herkes, aynı noktada birleşerek “çocuklarımızı okutmalıyız” diyor.

CHP’nin çiçeği burnunda milletvekili; TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin buna önemli bir şey ilave etmiş;

“Yoksul çocukların eğitim masrafının tamamını devlet karşılasın” diyor.

Şimdi buna iktidar “karşılıyoruz ya” diye cevap verebilir.

Kısmen doğrudur da.

Ancak; önce Milletvekili Şevkin ne diyor, bakan Selçuk’tan ne istiyor ona bir bakalım.

*Sosyal bir devlet olarak, yoksul ailelerin tüm eğitim masraflarının devlet tarafından karşılanması hususunda herhangi bir çalışmanız var mı?

*Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaöğretime geçiş sisteminde, sınavla girilecek olan ‘nitelikli okullar’ listesi vatandaşlar arasında tedirginlik yaratıyor. Kafa karışıklığına sebep oluyor…Başarı oranı yüksek olan bir çok lise’nin “nitelikli okul” listesine alınmadığı doğru mudur?

*Liseler arasında, nitelikli-niteliksiz ayırımı yapılmasının, öğrencilerin ve ailelerinin psikolojisine olumsuz yansıyacağı öngörülmemiş midir?

*Birçok il ve ilçe merkezinde, Anadolu Lisesi yer almamasına rağmen, nitelikli okul ayrıştırmasıyla, Türkiye genelindeki okullarda başarı grafiğinin yükselmesi beklenebilir mi?

Daha gerisi de olan taleplerin tamamı doğru ve de haklı.

Şimdi; çiçeği burnunda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk “Gönlümüzden geçenlerin hepsini yapmaya bütçemiz el vermiyor” diyebilir.

Ancak CHP Milletvekili Müzeyyen Şevkin de buna karşı, haklı bir itirazda bulunuyor.

“Başka şeylerden kısalım, çocuklarımızın eğitimini aksatmayalım”

Evet evet, bence de öyle.

Başka şeylerden kısalım, çocuklarımızın eğitiminden değil.

***

Ne demişti ulu önde Atatürk;

“En önemli ve verimli vazifelerimiz milli eğitim işleridir.

Milli eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır.

Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur”