Bu konuda ne yapacağımı ne yapmam gerektiğini epey düşündüm…!!! 3 gün sonra Başbakan yard. Devlet Bahçeli ye konuyu anlatmak amacıyla gitmeye karar verdim. ilk seferinde 1.5 saat bekletti ve görüşmedi ısrar ettim, 2 defa daha randevu istedim, bekledim yine kabul etmedi. O zaman anladım ki Bahçelinin bu ihanet Projesinden haberi vardı ve arkasındaki kişi idi. ( Tabiiki Tarım bakanının BAŞBAKAN olacağından haberi yoktu ) O günden sonra bu güne kadar Bahçeli ile hiç bir yerde görüşmedim.
Bakan Hüsnü Yusuf Gökalp; Bütün bunlara rağmen Başbakanlığa giden yolun ; HARRAN TEKNOKENT - gapropark projesi ile ilgili kanun teklifinin kanunlaşmasında görerek kanun teklifini gizlice alelacele hazırlatıp Başbakan yard. DEVLET Bahçeli ye imzalattıktan sonra TBMM ye kendi eliyle indirdiğini öğrendim.
Aradan bir hafta geçmişti, sekreterim Hülya Polat şaşkın bir şekilde bana “ 3 kişinin acil ve yalnız görüşmek istediklerini , makam odamın boşaltılmasını emrettiklerini söyledi değişik tipte ve sert insanlar olduğunu “ söyledi. Ben de merak ettim hemen içeri almasını istedim. içeri girenler. Sivil idiler ama yaşları 50 civarındaydı sert görünüşlü insanlardı. sivil olmasına rağmen topuk selamı vererek kendilerinin devleti temsilen geldiklerini söyleyerek konuya girdiler . Harran-Teknokent Projesi ile ilgili olarak “O proje meclisten geçmez siz rahat olun” diyerek devletin devamlılığı ve bu projeye karşı tutumum ve hassasiyetimden dolayı , yazılı bir takdir belgesi veremeyeceklerini, böyle önemli ve hassas bir konudaki duyarlılığımdan dolayı ismini vermedikleri kuruluşlar adına “alnınızdan öpüyoruz “ diyerek teşekkür ettiler. Herhangi başka bir bilgi ve isimlerini ısrarıma rağmen vermediler. Kendilerine kahve ikram ettim . Benim intibam; gelenler, üst rütbeli subaylardı.
Bakanın kendi eliyle Meclise teslim ettiği ve adım adım takip ettiği Urfa Harran TEKNOKENT ( gapropark ) projesi kanun tasarısı ; daha sonra komisyonlara havale edildi. bilindiği üzere TBMM de komisyonlarda uzun görüşmeler sonucunda değiştirilip alakasız bir hale getirilerek “üniversitelerde Teknoparkların kurulması” şeklinde kabul edildi. Daha sonra iş adamı Üzeyir GARİH in de menfur bir cinayete kurban gitmesiyle de bu proje defteri de kapanmış oldu.
Bu gelişmeler üzerine Bakanın benden intikam alma dönemi başladı. benim hakkımda bir işlem yapmak amacıyla bir şey bulamayınca , 2 yıl önceki Daire başkanlığım dönemindeki 9 kişilik teknik bir kurulda imzam var diye alelacele saçma sapan bir gerekçe ile benimde dahil olduğum 9 kişi hakkında soruşturma açtı ve hemen davayı gerekçe göstererek, Devlet Bahçeli imzası ile beni hemen görevden aldı. Mahkeme bu davayı; kısa bir sürede “iddia edilen suçlamaların tamamı oluşmamıştır” diyerek tümüyle reddetti . Buna rağmen Bakan beni göreve başlatmadı .
Bu GAPROKENT olayını ; görevden alındı da onun için bakana iftira ediyor derler mantığı ile çok samimi birkaç arkadaşlarım dışında kimseye anlatamadım. Bahçeli’nin son yıllarda, MHP nin temiz ve ilkeli geçmişine rağmen, yaptığı vatana ihanet derecesindeki siyaseti yönlendirme, önemli kararlara zemin açması ve yaptığı siyasi zikzaklarının, gizli mahfillerin emirleri ile yürüttüğünü ,Türkiye de “CIA’ nın daha doğrusu İsrail’in ; Müslüman ülkelerinin rejimlerini ve sınırlarını yeniden dizayn etme projesi olan BOP’un gereği olarak, EŞ BAŞKANI Tayyip Erdoğan olan PARTİ DEVLETİ “ ve HİLAFET rejiminin kurulmasına nasıl ve neden hizmet ettiğini de anlamış oldum.
Bu açıklama; Türkiye de Başbakan olabilmek için en az 15 gün ABD de Yahudi lobi kuruluşları strateji kuruluşları ile özel eğitim ve söz verme törenlerine katılmak gerektiğine güzel bir örnektir. ÖZAL , ECEVİT , ERDOĞAN ın bu 15 günlük programlara katıldığı da bilinmektedir.
Ben hayatım boyunca her şart ve konumda hep alnı açık , gerçeklerden ve inandıklarımdan taviz vermeden hareket eden biri olarak ,dik başlı oldum . Haksızlıklara, şartlar uygun olsun olmasın hep karşı çıktım ve geri adım atmadım, Bunun çok da zararlarını görmüş olmama rağmen bundan dolayı hiçbir zaman pişman olmadım bu özelliğimden dolayı da kendimden hep gurur duymuşumdur.
Saygılarımla..
NETİCEDE NE İHANET PROJESİ UYGULANABİLDİ
NEDE BİR HAİN “ BAŞBAKAN “ OLABİLDİ.

Evet, Müsteşar yardımcısının açıklamaları böyle…

SON SÖZ:’’ İHANETİN NEDENİ OLMAZ, ER YA DA GEÇ BEDELİ OLUR.’’