Soruşturma kapsamında 6 farklı suçtan 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı bildirildi.
Başsavcılığın açıklamasına göre operasyon, 19 Ağustos 2026 tarihinde Adana merkezli olmak üzere Niğde, Elazığ, Osmaniye ve Gaziantep’te gerçekleştirildi.
32 şüpheli hakkında 6 ayrı suçtan işlem
Soruşturma kapsamında 32 şüpheli hakkında;
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme,
- Örgüt üyeliği,
- Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
- Nitelikli dolandırıcılık,
- Resmî belgede sahtecilik,
- Vergi Usul Kanunu’na muhalefet
suçlarından adli işlem başlatıldığı açıklandı.
Operasyon kapsamında şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların yanı sıra adreslerde arama ve el koyma işlemlerinin başlatıldığı belirtildi.
Soruşturma hangi deliller üzerinden yürütüldü?
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın tek bir kaynağa dayanmadığını bildirdi.
Açıklamada CİMER başvuruları, ihbarlar, müşteki ve tanık beyanları, geçmiş tarihli soruşturma ve kovuşturma dosyaları, mali analizler, banka hesap hareketleri, ticaret sicili kayıtları ve dijital materyallerin birlikte değerlendirildiği belirtildi.
“2018’den sonra yeniden organize oldu” iddiası
Başsavcılığın açıklamasında, yapılanmaya yönelik 2018 yılında da benzer nitelikte adli işlemler gerçekleştirildiği hatırlatıldı.
2018 sonrasında yapılanmanın yeniden organize olduğu, lider merkezli hiyerarşik yapısını koruduğu ve faaliyetlerini farklı kişi, kurum ve ticari işletmeler üzerinden sürdürdüğü yönünde bulgulara ulaşıldığı kaydedildi.
Mevcut soruşturmanın, yapılanmanın geçmişten bugüne uzanan faaliyetlerinin sürekliliği ve bütünlüğü dikkate alınarak yürütüldüğü ifade edildi.
“Bağış adı altında para toplandı” iddiası
Başsavcılık açıklamasında yer alan iddialar arasında yapılanmanın “infak”, “kurban bağışı”, “Ramazan kolisi”, “zekât”, “fitre” ve “öğrenci yardımı” gibi adlarla para topladığı yönündeki beyanlar da bulunuyor.
Müşteki, tanık ve ihbarlarda, toplanan paraların miktarı ve kullanım alanları konusunda bağışçılara yeterli şeffaf bilgi verilmediği ve gelirlerin bir bölümünün kayıtlara yansıtılmadığının ileri sürüldüğü belirtildi.
Şirketler ve banka hareketleri de incelendi
Soruşturmada bazı kişilerin kendi adlarına şirket kurmaya, banka hesaplarını kullandırmaya, ticari belge düzenlemeye veya malvarlıklarını yapılanmanın belirlediği kişilere devretmeye yönlendirildiğinin öne sürüldüğü aktarıldı.
Mali incelemelerde ise ticari faaliyetlerle uyumlu olmadığı değerlendirilen para hareketleri, kişiler ve şirketler arasındaki açıklanamayan transferler ile gerçeği yansıtmadığı değerlendirilen belge ve kayıtların tespit edildiği bildirildi.
Yapılanmanın mali faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketler hakkında yönetim kayyımı atanmasının talep edildiği açıklandı.
Geçmiş döneme ilişkin dava sürüyor
Başsavcılık açıklamasında, yapılanmanın geçmiş dönem faaliyetlerine ilişkin devam eden bir kamu davasına da değinildi.
2022 yılında bir örgüt mensubunun hürriyetinden yoksun bırakıldığı, taşınır ve taşınmaz mallarını yapılanmanın belirlediği kişilere devretmeye zorlandığı ve bu devirlerin kendi isteğiyle gerçekleştirildiği izlenimi oluşturmak amacıyla zorla video kaydı çektirildiği yönündeki iddialar aktarıldı.
Bu iddialar kapsamında Alparslan Kuytul ve yapılanmayla bağlantılı kişiler hakkında hazırlanan iddianame üzerine açılan davanın yargılamasının sürdüğü belirtildi.
349 sosyal medya hesabına erişim engeli
Soruşturma kapsamında yapılan açık kaynak araştırmalarında, yapılanmanın faaliyetlerini övdüğü ve örgütsel bağlılığı güçlendirmeye yönelik propaganda yaptığı değerlendirilen 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verildiği açıklandı.
Söz konusu hesapların kamu görevlileri ve toplumun bazı kesimlerini hedef gösteren, yapılanmadan ayrılan veya yapılanmayı eleştiren kişiler üzerinde baskı oluşturmaya yönelik paylaşımlar yaptığı değerlendirildi.
Başsavcılıktan özellikle vurgulama: “Herhangi bir dini grup hedef alınmıyor”
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın herhangi bir dini grup, inanç veya düşünceyi hedef almadığını özellikle vurguladı.
Açıklamada soruşturmanın; dini grup ve gönüllülük faaliyeti görüntüsü altında gerçekleştirildiği iddia edilen somut suç eylemleri, kişilerden dini ve insani duygularının istismar edilmesi suretiyle toplandığı değerlendirilen paralar, mağduriyet iddiaları, örgütsel baskı ve elde edilen gelirlerin ticari yapılar aracılığıyla aklanması iddialarına ilişkin olduğu belirtildi.
Başsavcılık ayrıca inanç, düşünce, ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlükleri ile suç teşkil ettiği değerlendirilen eylemler arasında ayrım gözetildiğini bildirdi.
Soruşturmanın; masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve soruşturmanın gizliliği ilkeleri gözetilerek maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü kaydedildi.





