"Her canlı ölümü tatacaktır."

-Bu Allah'ın emri.

-Bu çok net.

-Bu çok sarih.

-Bu çok sahici.

-Bu "olmazsa olmaz" kural.

Kaçarı var mı?

-Yok.

Kaçıranı var mı?

-Yok.

Göçeri var mı?

-Yok.

Göçüreni var mı?

-Yok.

Sözünü ettiğim "mana yüklü" bu sözü mezar taşlarında görürüz..

Bence "adres" yanlış. Oralarda olmamalı..

Nerelerde olmalı?

Söyleyeyim;

-Bankalarda olmalı.

-ONS'çularda olmalı.

-Tüpçülerde olmalı.

-Götürücülerde olmalı.

-Üfürücülerde olmalı.

-AVM'lerde olmalı.

-Vekillerde olmalı.

Olur mu?

-Olmak zorunda.

Tutar mı?

-Tutmak zorunda.

Kabul görür mü?

-Görmek zorunda.

Zor mudur?

-Değildir.

Kolay mıdır?

-Çok kolaydır.

Adam(!)da Allah korkusu yoksa..

Utanma yoksa..

Ar yoksa..

Haya yoksa..

Hicap yoksa..

İzan yoksa..

Mezar taşlarını bile kirletirler.

......

Altını çizerek belirtiyorum;

-Allah'ın "kesin emri" olanı düşünmeyen, düşünemeyen, sadece bugün için yaşayan, öteki tarafı aklına getirmeyen kişi ve kişilere bırakın "adam" demeyi, "insan" denmez, de-ne-mez.

"Ne denir?" derseniz..

O'nu da söyleyeyim;

-Mahluk denir.

-Yaratık denir.

-Rezil denir.

-Zibil denir.

-Zibidi denir.

-Ve dahi, zibillik denir.

Bu aşağılıklar; -Nasıl doyar?

-Ne zaman doyar?

-Kim doğurur?

-Kim doyurur?

-Doyma kriterleri nedir?

Kendileri hariç,

başka kimse bilmez..

Ölümün farz olduğunu unutan bu omurgasızlar ölecek...

Toprağa gömülecek...

Sağ omuzuna "merzine" sol omuzuna "resrine" meleği konacak, onlara şefkat gösterecek öyle mi?

O melekler bu anlayışta olur, bunu düşünür, bunu yapar SA;

"Bana hiç uğramasın."

Çünkü...

Ben ve benim gibi düşünen milyonlar, bu zibillerle aynı kulvarda "var olmayı" değil, baş zebaniyle okey oynamayı yey-le-riz.