Yaşadığımız salgın ile mücadelede maske-mesafe-temizlik şeklinde ifade edilen önlemlerin istenilen başarıyı sağlamadığı ortaya çıkmıştır. İnsan hareketliliğinin artığı dönemde virüs bulaşanların sayılarının hızla arttığı görülmektedir. Hastalık ile başa çıkmanın ancak aşılama ile mümkün olabileceği sağlık otoritelerinin ortak görüşü haline gelmiştir. Ülkemizin aşı üreten ülkelerden olmaması büyük bir açmaz olarak karşımıza çıkmıştır. Çin ile yapılan aşı tedarik anlaşmalarında yaşanan sıkıntı, toplumun genel sağlığını tehdit aşamasına gelince, tam kapanma uygulamasına geçilmek zorunda kalınmıştır. Neyse ki alınan önlemler işe yaramış, salgına maruz kalanların sayıları hızla azalmaya başlamıştır. Aynı dönemde Çin aşısının yanı sıra Alman ve Rus aşısının ithaline dönük anlaşmaların yapılması yüreklere su serpmiştir.
Sağlık alanında yukarıda kısaca özetlenen gelişmeler yaşanırken,ekonomiye etkisi nasıl olmuştur? Tarım, sanayi ve inşaat sektörlerindeki üretim faaliyetleri, gerekli önlemler alınarak devam ettirilebilmiştir. Bu süreçte, sayılan üretim sahalarında riske maruz kalanlar olmuş ise istatistiklere yansımamış, haberlere konu edilmemiştir. Hatırlanacağı üzere bu sektörler her türlü kısıtlamadan muaf tutulmuştur. Teknolojinin etkin kullanımı, çok kötü sonuçların ortaya çıkmasını engellemiştir. Bu sayede ekonomimizin büyümesi devam etmektedir.
Turizm, ulaşım, lokanta, eğlence yerleri, spor salonu, berber, kahvehane gibi işyerleri için alınan tedbirler yıkıcı olmuştur. Çok sayıda iş yeri kapanmış, çalışanlar işsiz kalmıştır. İşçi çıkarılmasının yasaklanması, kısa çalışma ödeneği uygulaması, çalışanları muhafaza eden veya yeni işçi alanlara kamu bankalarınca verilen ucuz krediler işsizlikle ilgili tablonun tümünü görmemizi engellemektedir. Açıklanan rakamların çok üzerinde işsiz olduğu yakın ve uzak çevremizde gözlenmektedir. Geçici olarak faaliyetleri durdurulan iş yerlerinin ne kadarının tekrar açılacağı ise belirsizliğini korumaktadır.
Salgının önlenmesi için alınan tedbirlerden olumsuz etkilenen iş yerleri ile ilgili sorunlardan birisi de bu işletmelerin bankalara veya piyasaya olan borçlarıdır. Kamu bankalarına olan borçlar yeniden yapılandırma yoluyla ertelenmektedir. Uygulanan faiz tartışma konusu olsa bile geçici bir rahatlama yarattığı yadsınamaz. Yine, ilave işletme kredileriyle yaşama şansı olanların desteklenmesi oldukça önemlidir. Ne var ki bahse konu firmaların tüm borçları kamu bankalarından alınan krediler değildir. Kira, elektrik, su, haberleşme, çalışanların ücretleri ve özellikle veresiye mal alınmasıyla oluşan borçlar büyük problem olarak ortada durmaktadır. Yapılan yardımların sorunu çözmediğini, son günlerdeki icra dosyalarındaki aşırı artış izah etmektedir.
Saygılarımla,