"Tanrı'nın insana gönderdiği en kutsal şey, kitaplar değildir...
Akıldır...
Uygar dünyayı yöneten demokrasi, kutsal kitaplarda yoktu...
Sınıfların eşitliği, bedenin dokunulmazlığı, kadın hakları, insan
hakları, laiklik, evrensel hukuk...
Ne kullandığımız takvimler, ne de organ nakilleri, ne radyo dalgaları,
ne antibiyotikler, ne bilgisayarlar...
Hiçbirisi kitaplarla gelmedi...
Akılla geldi...
Tanrı'nın insana verdiği en mübarek, en değerli şey:
AKIL ...
Onu sana veren yüce yaratıcı, bu aklı sana kullan, ondan faydalan, hem kendine, hem yüce yaratıcının yarattığı, tüm canlı ve cansız varlıklara faydalı ol, bu akıl işlesin diye verdi, ama
şu hale bak...!!!
Dünyanın en bereketli topraklarının üzerinde yarı tok, yarı açsın...
Ve dünyanın en katmer katmer kültürü üzerinde üretimden, teknolojiden,
sanattan, bilgi zenginliklerinden yoksun yaşıyorsun...
Üzerindeki ceketin modelinden...
Ayağındaki pabucun astarından...
Gözündeki gözlüğün çerçevesinden...
Bindiğin arabadan...
Bereket beklediğin traktöründen, ununu veren değirmenine kadar...
Bir teki olsun senin değil...
Aklını kullananların eseri...
Şeker şurubundan bal, patatesten tereyağı, benzinden votka yaptın da
dünya kimyacıları şaşırdılar...
Ama bir ağrı kesici yapamadın...
Canın mı sıkıldı bu işlere, al bir Alman hapı...
Ve daya sırtını Rus doğalgazlı peteğe, geçer...
En çok beslenme eksikliğinden çocuğun öldüğü...
En çok işçinin çalışırken yaşamını yitirdiği...
En çok annenin doğumda can verdiği...
En çok kadının bıçaklandığı...
En çok gencin intihar ettiği ülkenin bireyisin.
Neden?..
Dört yanın ateş... Kurşunlar vızır vızır...
Kan gölü içindesin... Çocuklarını alıyorlar elinden...
Aklın ermiyor...
Ne diyeyim... Aklı kullanmamanın sonucu değil mi? Yeter artık…
Yol ver, yol ver, Allah'ın sana bahşettiği en muhteşem varlık; akla…
Takılma şu yobazların peşine, bin senedir geldiğin yeri gör artık…
Niye evde öyle söylenip durduğunu biliyor musun?..
Çünkü aklın dahi senden şikâyetçi….
Şu 57 tane İslam ülkesine bak.! Hangisi mutlu? Hangisi huzurlu? Hangisi aklını kullanıp insanlık hizmetine sunulacak bir keşif yapmış? Bir teknoloji geliştirmiş? Ne yapmış? Ne icat etmiş? Hepsi başkasının eline bakan, Onun icatlarını bekleyen, Onun üreteceği teknolojiye bağımlı kalan ve Ondan yardım bekleyen durumunda… Hal bununla kalsa iyi… Buna da şükür diyeceğiz, ama ne yazık ki, kazın ayağı öyle değil… 1400 yıldır, bıkmadan, usanmadan çoğu birbiri ile savaş halinde…Ya da iç savaş yaşıyor…Bundan kim istifade ediyor? Bizim küffar dediğimiz, gavur dediğimiz kitleler… Peki neden ? Tek bir neden var; AKLI KULLANMAK… Akıll, bilimi kol kola yürütmek…Dön doğuya; Güney Kore’ye bak, Japonya’ya bak, Singapur’a bak…
Dön batıya; ABD ve AB ülkelerine bak…Hepsi, hepsi gelişmiş ülke konumunda. Sanayiden, Tarıma, Bilimden, Teknolojiye her alanda refah düzeyi yüksek, konfor alanı yüksek… Onlar üretiyor, Onlar buluyor, Onlar geliştiriyor, Onlar iyileştiriyor, biz gücümüz nispetinde satın alıyoruz… İşte en somut örnek bu… Aklı kullanmak, sistemi oturtmak, adaleti ve demokrasiyi geliştirmek, o ülke insanın, güvenli, istikrarlı, gelecek kaygısı olmadan, yaşamını sürdürmesini sağlıyor.
Bugün bekliyoruz, gavur dediğimiz birisi Corona aşısı bulacak da bizde kullananıp ölümden kurtulacağız diye. Hani gavur icadıydı. Hani gavur icadı kullanmak günahtı. Hani kolonya kullanmak günah tı, Niye kuyruğa giriyorsun kolonya almak için. !!! Gavurun icat ettiği, yaptığı her türlü ürünü kullanıyoruz ama…
SON SÖZ: "EŞEK ÂLİM OLMAZ SU TAŞIMAKLA TEKKEYE,
İNSAN ADAM OLMAZ GİTMEK İLE MEKKE'YE…