5ocakgazetesi.com

Türkiye'nin en sıcak illerinden biri olan Adana'da, kış mevsimi kısa sürse de yarattığı hava kirliliği etkisi oldukça sarsıcı oluyor. Yapılan çevresel analizler ve hava kalitesi ölçümleri, şehirdeki partikül madde (PM10 ve PM2.5) kirliliğinin en büyük sebebinin sanayiden ziyade, "ısınma kaynaklı evsel atık ve düşük kaliteli kömür kullanımı" olduğunu ortaya koyuyor. Peki, bu sorunun temelinde ne yatıyor?

Hangi Bölgeler Doğalgazdan Mahrum?

Adana'da doğalgaz dağıtım ağı her geçen yıl genişlese de, kentin yapısal gerçekleri bazı bölgelerin bu hizmetten mahrum kalmasına neden oluyor. Doğalgaza erişimin kısıtlı olduğu veya hiç olmadığı bölgeler iki ana grupta toplanıyor:

1. Merkezdeki İmarsız ve Yorgun Mahalleler: Doğalgaz altyapı şirketlerinin mevzuat gereği imar planı olmayan, sokak genişliği kurtarmayan veya kentsel dönüşüm alanı ilan edilen yerlere şebeke döşemesi yasak. Bu nedenle Seyhan'ın güneyinde kalan Barbaros, Bey, Şakirpaşa, Uçak gibi mahalleler ile Yüreğir'in 19 Mayıs, Şehit Erkut Akbay, Yunus Emre, Çamlıbel gibi köklü ancak imar sorunu yaşayan bölgelerinde binlerce hane doğalgaz kullanamıyor.

2. Kırsal ve Dağlık İlçeler: Kentin kuzeyindeki Tufanbeyli, Saimbeyli, Feke ve Aladağ gibi Torosların eteklerine kurulu, kışın oldukça sert geçtiği ilçelerde altyapı maliyetleri ve coğrafi zorluklar nedeniyle doğalgaz ağının tam anlamıyla köylere ve uç mahallelere ulaşmasında fiziki gecikmeler yaşanıyor.

Kömür Kokusu ve "Sıcaklık Terselmesi" (İnversiyon) Kapanı

Doğalgaza erişimi olmayan bu yoğun nüfuslu merkez mahallelerde vatandaşlar kışın ısınmak için zorunlu olarak soba kullanıyor. Dağıtılan sosyal yardım kömürlerinin yanı sıra, dar gelirli ailelerin ucuz linyit, odun ve hatta atık malzeme (plastik, lastik, tekstil artığı) yakması, bacalardan filtresiz bir zehrin havaya salınmasına neden oluyor.

Adana'nın topoğrafik yapısı ise bu kirliliği adeta bir kapana kıstırıyor. Meteorolojide "Sıcaklık Terselmesi" (İnversiyon) olarak bilinen doğa olayı, kış akşamlarında Adana ovasının üzerinde adeta bir tencere kapağı görevi görüyor. Bacalardan çıkan yoğun duman, soğuk hava tabakasını aşıp yükselemiyor ve şehrin üzerine, özellikle Seyhan ve Yüreğir'in alçak kesimlerine çöküyor.

Çukurova ile Yüreğir Arasındaki "Nefes" Eşitsizliği

Bu durum kentin sosyo-ekonomik haritasındaki eşitsizliği, solunan havaya da yansıtıyor. Doğalgaz altyapısının %100'e yakın olduğu, binaların merkezi sistem veya kombiyle ısındığı Çukurova ilçesinde kış akşamları temiz bir hava solunurken; sadece birkaç kilometre güneyde, Seyhan ve Yüreğir'de göz gözü görmeyen, nefes almayı zorlaştıran geniz yakıcı bir kömür dumanı sokakları esir alıyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hava kalitesi ölçüm istasyonları (Özellikle Meteoroloji ve Valilik istasyonları), kış aylarında akşam saat 18.00'den sonra PM10 (solunabilir partikül madde) seviyelerinin Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) güvenli kabul ettiği sınırların katbekat üstüne çıktığını gösteriyor. Bu durum, özellikle güney mahallelerinde çocuklarda astım, yaşlılarda ise KOAH ve kalp rahatsızlıklarını tetikliyor.

Çözüm Bekleyen Düğüm: Kentsel Dönüşüm

Uzmanlar, Adana'daki bu kronik hava kirliliğinin tek kalıcı çözümünün kentsel dönüşüm olduğunu vurguluyor. İmar sorunları çözülüp sokaklar genişlemeden ve yorgun binalar yenilenmeden bu mahallelere doğalgaz borularının döşenmesi hukuken ve fiziken mümkün görünmüyor.

Adana’da Fırtına Sonrası Hava Nasıl Olacak? Meteoroloji 5 Günlük Tahmini Açıkladı
Adana’da Fırtına Sonrası Hava Nasıl Olacak? Meteoroloji 5 Günlük Tahmini Açıkladı
İçeriği Görüntüle

Yerel yönetimler ve ilgili bakanlıkların, doğalgaz altyapısının giremediği bu mahallelerde dönüşüm süreçlerini hızlandırması ve bu süreç tamamlanana kadar vatandaşlara daha çevreci ısınma alternatifleri (kaliteli kömür, elektrikli ısınma teşviki vb.) sunması, kentin gelecekteki halk sağlığı için kritik bir zorunluluk olarak masada duruyor.

Muhabir: Yücel Bayluk