Adana’nın Kapadokya’sı Sonbaharda Büyülüyor! Feke’de Saklı Kalmış Doğa Harikası
Adana’nın Kapadokya’sı Sonbaharda Büyülüyor! Feke’de Saklı Kalmış Doğa Harikası
İçeriği Görüntüle

5ocakgazetesi.com

Adana'nın tarihini anlatırken çoğu zaman Taşköprü, Ulu Cami, Ramazanoğlu Konağı ve Tepebağ gibi bilinen yapıları hatırlarız. Oysa kentin geçmişinde, bugün pek az kişinin adını bildiği, hatta turizm rotalarında bile kendisine yeterince yer bulamayan başka tarihî tanıklar da var. Karaisalı'daki Kesri Han, işte bu unutulmuş mirasın en dikkat çekici örneklerinden biri.

Çakıt Nehri'nin kıyısında, Torosların doğal güzellikleri arasında bulunan Kesri Han, yalnızca eski bir kervansaray değil; Osmanlı'nın sefer yollarına, ticaret hayatına ve dönemin ulaşım kültürüne tanıklık etmiş bir tarihî yapı.

388 yıllık geçmişinde bir padişahın izleri var

Kesri Kervansarayı, Osmanlı Sadrazamı Bayram Paşa tarafından 1637-1638 yıllarında inşa ettirildi. Yapının, Bayram Paşa'nın kendi servetini kullanarak yaklaşık bir yıl içerisinde tamamlandığı aktarılıyor.

Ancak Kesri Han'ı önemli kılan yalnızca yaşı değil. Bu yapı, Osmanlı tarihinin önemli askerî seferlerinden biriyle de doğrudan ilişkilendiriliyor.

IV. Murat'ın Bağdat'ı yeniden Osmanlı hâkimiyetine almak amacıyla düzenlediği sefer sırasında Kesri Han'ın önemli konaklama noktalarından biri olduğu belirtiliyor. 1638 yılında İstanbul'dan hareket eden padişahın, Anadolu güzergâhındaki yolculuğu sırasında burada konakladığı, ardından Bayram Paşa ile birlikte Adana üzerinden Misis Köprüsü'nü geçerek Bağdat'a doğru ilerlediği aktarılıyor.

Bugün harap durumdaki duvarlarına bakıldığında sıradan bir tarihî kalıntı gibi görünen Kesri Han, aslında yüzyıllar öncesinin büyük bir tarihî yolculuğuna tanıklık etmiş durumda.

274 yıl boyunca yolcuların kapısını çaldığı han

Kesri Han, yapıldığı dönemde yalnızca askerî seferler için kullanılan bir konaklama noktası değildi. Ticaret kervanlarının, yolcuların ve bölgeden geçenlerin ihtiyaçlarını karşılayan önemli bir kervansaraydı.

1638 yılından 1912 yılına kadar yaklaşık 274 yıl boyunca hizmet veren yapı, dönemin ulaşım ve ticaret düzeninde önemli bir yere sahipti.

Fakat zaman değişti, yollar değişti. Toroslar'da yeni şose yolların yapılması ve tünellerin açılmasıyla eski güzergâhların önemini kaybetmesi, Kesri Han'ın da sonunu hazırlayan süreci başlattı.

Bir zamanlar yolcuların konaklamak için kapısını çaldığı yapı, ulaşım güzergâhlarının değişmesiyle işlevini yitirdi. Yıllar içerisinde bakımsız kalan hanın taşlarının söküldüğü ve yapının büyük ölçüde harabeye dönüştüğü aktarılıyor.

Bugün Kesri Han'ın ayakta kalabilen bölümleri, Çakıt Nehri'nin ve Torosların doğal güzelliğiyle bütünleşmiş durumda. Tarihî taş duvarların çevresindeki doğa, ziyaretçilere etkileyici bir manzara sunuyor.

Muhabir: Hakan Toytekin