5 OCAK ÖZEL HABER
5 Ocak TV Genel Yayın Yönetmeni Serden Çevik’in kaleme aldığı dosyada; Adana’nın birikimi, bugün karşı karşıya olduğu sorunlar ve kentin geleceğine yön verecek başlıklar ele alınıyor. Adana’nın gündemini ulusal kamuoyuna taşıma hedefinden taviz vermeyen 5 Ocak Medya, bu özel çalışma ile kentin dününü sorgularken bugününü değerlendiriyor, yarını için de yeni bir tartışma zemini açıyor.

UYUYAN DEV UYANIR MI?
PEKİ, ADANA'NIN ELİNDE NE KALDI?
Aslında cevap oldukça fazla.
Adana'nın en önemli avantajlarından biri hâlâ Çukurova'nın üretim kapasitesi.
Tarım var.
Sanayi kültürü var.
Üniversiteler var.
Geniş bir iş gücü havuzu var.
Karayolu, demiryolu ve hava ulaşımı açısından önemli bir coğrafi konum var.
Adana’da Yumurtalık Konteyner Limanı Türkiye’nin ve Doğu Akdeniz’in en büyüğü olacak.
Ve belki de en önemlisi, yüz yılı aşkın bir üretim kültürünün oluşturduğu ticari hafıza var.
Ancak bugünün dünyasında yalnızca geçmişte güçlü olmak yeterli değil.
Adana'nın yeni dönemde düşük katma değerli üretimden yüksek katma değerli üretime geçmesi gerekiyor.
Tarımda teknoloji…
Gıda sanayisinde markalaşma…
Yenilenebilir enerji…
Lojistik…
Savunma ve makine sanayisi…
Yazılım ve teknoloji girişimleri…
Üniversite-sanayi iş birliği…
Kültür ve gastronomi turizmi…
Bunların her biri Adana için yeni ekonomik alanlar oluşturabilir.

EN BÜYÜK SORUN: NİTELİKLİ İNSAN
Ancak bütün bunların önünde kritik bir sorun bulunuyor:
İnsan kaynağı.
Bir şehir ne kadar yatırım alırsa alsın, nitelikli çalışanlarını elinde tutamıyorsa sürdürülebilir kalkınma sağlamak zorlaşıyor.
Bu nedenle Adana'nın yeniden yükselişinin yalnızca fabrika yatırımlarıyla değil, gençlerin kentte kalmasını sağlayacak eğitim, istihdam, sosyal yaşam ve girişimcilik imkânlarıyla birlikte düşünülmesi gerekiyor.
Çünkü gençlerin kente dönmesi için yalnızca iş değil, gelecek duygusu da gerekiyor.

ADANA İÇİN YENİ BİR MODEL MÜMKÜN MÜ?
Adana'nın yeniden eski günlerine dönmesi, geçmişteki ekonomik modeli aynen tekrar etmek anlamına gelmiyor.
Çünkü dünya değişti.
Türkiye'nin sanayi haritası değişti.
Tekstil değişti.
Tarım değişti.
Tüketici alışkanlıkları değişti.
Dolayısıyla Adana'nın da değişmesi gerekiyor.
Ancak bu kez hedef yalnızca daha fazla fabrika açmak değil.
Daha teknolojik, daha nitelikli ve daha yüksek katma değerli bir ekonomi kurmak.
Çukurova'nın tarımsal gücünü teknolojiyle birleştirmek…
Sanayi altyapısını yeni nesil üretimle buluşturmak…
Üniversiteleri ekonominin merkezine yerleştirmek…
Lojistik avantajı ticarete dönüştürmek…
Ve kentin kültürel kimliğini yeniden canlandırmak…
Adana'nın önündeki seçeneklerden bazıları bunlar.
SONUÇ: YARALI DEV YENİDEN AYAĞA KALKABİLİR Mİ?
Adana bugün geçmişinin gölgesinde yaşayan bir kent değil.
Aksine, yeni bir ekonomik kimlik arayan bir şehir.
Bir dönem pamukla büyüdü.
Sonra tekstille sanayileşti.
Sanayinin gerilemesiyle büyük bir ekonomik ve sosyal dönüşüm yaşadı.
Adana’nın geçmişten geleceğe uzanan hikâyesinde şimdi en kritik soru bu: Uyuyan dev uyanır mı?




