Malûm, 2018 yılı, 27. Dönem milletvekili seçimlerinde 18 yaşındaki gençlerde, milletvekili aday adaylığına müracaat edebiliyor. Yasa böyle…

Yıllardır, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük, en kurumsal şirketlerinde, mühendislik ve yöneticilik görevlerinde bulundum. Muhtelif departmanlarda müdürlük, görevlerinde bulunduktan sonra genel müdürlük pozisyonuna gelebildim. Çok şükür, her kademeyi sindire, sindire, her terfii, her makamı, hak ede ede elde ettim… 1995 yılında emekli oldum ve Adana’da ilk ‘Danışmanlık Şirketini’ kurdum. İnsan kaynakları dahil, bir işletmeyi ilgilendiren tüm konularda hizmet vermeye başladım. Gerek profesyonel iş hayatımda, gerekse serbest çalışmaya başladığım işimde, İnsan Kaynakları departmanlarının eleman alımlarında kriterleriyle çok haşır, neşir oldum….Çok zaruri ve zamana tabi alımlar dışında, birçok şartlar vardır, iş müracaatlarında… Bunlardan en önemlileri; tahsil, yabancı dil, askerlik, en az (duruma göre) 3-5-7-10 yıl, iş deneyimidir. Elbette daha bir çok özellik aranmaktadır ama, bizim konumuz o değil. Bizim konumuz; deneyim, bilgi, kültür, kişilik, karakter ve yetkinliktir.

Toplum da bazı ritüeller var. Bunlar yıllar içinde usul olmuş, yerleşik prensip olmuş…

Bunlardan biri: Askerliktir. Askerliğini yapmayana çocuk gözüyle bakar toplum. Çünkü daha el kapısı, el umuru görmemiştir. Emir, komuta, görev tanımı yoktur. Çok, çok öğrencidir. Ya da bir işte yeni yeni çalışmaya başlamıştır. Deneyim, tecrübe, pişkinlik, konulara hakimiyet, yeterli kültürel birikim yoktur. Olamaz da…. 18 Yaşındaki bir genç, henüz hayat merdivenlerinin birinci basamağına bile adım atmamıştır. Kelime haznesi kısıtlıdır. Yaşam deneyimi azdır. Hz. Mevlâna ne güzel söylemiş,Yaşamını Özetleyen sözleri:

-HAMDIM, PİŞTİM YANDIM’’ diye…

Harçlığını ailesinden alan, akşam herhangi bir sosyal ya da kültürel, eğlence vs. gibi etkinliğe katılmak için, ailesinin iznine muhtaç olan bir genç, TBMM’de ne yapar acaba? İstisnalar ve uç örnekler her an, her yer de vardır. Örnek: Fatih Sultan Mehmet… İyi ama 21 yaşındaki padişahın aldığı eğitimi günümüz de hangi genç almıştır?Milletvekili aday adayı olan gençler gençler, aralarında konuşuyorlar ;

-Sen neden aday oldun abi?

-Neden olacak? Bilgi, tecrübe ve aklımdan, projelerimden bu ülkenin istifade etmesi lazım da ondan…!!!!!!!

-Peki sen kaç yaşındasın ?

- 20

- ?????.....

- Sen neden aday oldun ?

- Çünkü bu ülkeyi çok seviyorum ve ülkeme hizmetetmek istiyorum .

- Ne kadar güzel .Peki kaç yaşındasın ?

- 18 .

- ????????????....

- Ya sen? Sen aday olmadın mı ?

- Hayır olamadım .

- Neden peki ?

- Çünkü geçen pazartesi 17 yaşıma girdim .

- Çok yazık !.. Senin başın kel mi? Sen de aday olmalısın .

Seçilme yaşı 17 ye inmedi, ama biz dünyada 71 inci sıraya indik .!!!

Dünya ülkeleri, ahlâk ve dürüstlük sıralamasında 71 sırada olmamız ,

ağlanacak bir durumdur. Seçimler, adaylar v.s bunun yanında solda sıfır

kalır. Bazı arkadaşlar, bizim gerimizde de birçok ülke hatta Müslüman ülkeler bulunduğunu

ifade ettiler.Bu züğürt tesellisini bir yana bırakıp, konuya odaklanırsak iki önemli

detay gözümüze çarpıyor .

1) Bu sıralama, ciddi ve bilimsel bir araştırmanın ürünüdür .

(Global EconomyJournal Volume 10, Issue 3 2010 Article 1 An EconomicIslamicityIndex (EI2) Scheherazade S. Rehman∗HosseinAskari† ∗The George Washington University, [email protected] †The George Washington University, [email protected]Copyright "c 2010 Berkeley Electronic Press. Allrightsreserved. )

Ayrıca araştırmayı yapan ve yayınlayanlar, Türkiye ve İslâm düşmanı evangelistler, yahudiler falan değil. Bizzat Müslüman araştırmacılar.Yani objektif ve tarafsız bilimsel hassasiyet ve özenle hazırlanmış .

2)Sıralamada konunun bütünlüğü açısından, küçük büyük demeden birçok ülke ele alınmış .

Aslında kaçıncı sırada olduğumuzdan çok, önemli ve ağırlığı olan ülkelere göre hangi sırada olduğumuz önemli…

Biz bu sıralamaya bakarak kendimizi imparatorluklar kurmuş, yüzlerce sene dünyayı idare etmiş,

  1. hiçbir ülkeye nasip olmayan bir medeniyet ve kültür mirasına sahip olan bu ülkeyi Burkino Faso, Moritanya, Fildişi Sahili , Madagaskar v.b gibi ülkelerle mi kıyaslayacağız? Bu çeşit yeni özgürlüğüne kavuşmuş (!) sömürge ülkeler ada ve muz cumhuriyetleri, kabile devletleri yerine, İsveç, İsviçre, Hollanda, Belçika, İspanya, İtalya, Norveç, Finlandiya,Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, Japonya, Rusya, Çin, Güney Afrika, Endonezya, Meksika, Güney Kore gibi ülkelerle karşılaştırmamız gerekmez mi?

Böyle bir sıralama yaparsak, korkarım ki 71 değil, daha gerilere,en son sıralarda geleceğiz.

  1. biz gelişmiş, güç ve söz sahibi ülkeler arasında dürüstlük ve ahlâki kriterlere göre en gerilerde gelecek kadar zavallı, acınacak ve yüz karası bir durumdayız. .

Ne seçimleri? Ne adayları?

Biz bu ahlâk fukaralığından kurtulmadıkça, her ay seçim yapsak ne olacak? Seçme ve seçilme yaşını, 18 değil, 20 yaşına indirsek ne olacak? Böyle oy hesabı yaparak, popülist politikalarla bir yere varamayız. Asıl sorun burada…

Dünya, ilimde, bilimde, aydınlanma da, AR-GE, İNOVASYONDA ve teknolojide fersah fersah yol alırken, biz nal topluyoruz. Sonra da yok bütçe açığı, yok cari açık diye diye dövünüyoruz…

Gelişmiş ülkelere PAZAR olmaktan başka işe yarıyor muyuz?

Gerçekleri ve esas konuları göz ardı ettikçe, bu girdaptan kurulmamız mümkün değildir…

SON SÖZ: ‘’ DÜNYADA SÖZ SAHİBİ OLMAK İÇİN, TEKNOLOJİ ÜRETMEK ZORUNDASINIZ.’’