1 Mayıs, işçi ve emekçilerin dünya çapında kutladıkları, birlik-dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü. Bazı ülkeler içinde 1 Mayıs, aynı zamanda resmi tatil günü.

İşçilerin-emekçilerin uzun yıllar işverenler tarafından sömürüldüğü, ezildiği,bir köle gibi çalıştırıldığı yadsınamaz bir gerçek.

İlk işçi hareketi Avusturalya’nın Melborne şehrinde 1860’da. Günde 8 saatten fazla çalıştırılan taş ve inşaat işçileri, çalışmalarının günde 8 saate indirilmesi için toplanmışlar ve üniversiteden parlamentoya kadar yürümüşler.

1 Mayıs 1886’da USA’da, işçi sendikaları federasyonunun önderliğinde işçiler, ülke çapında işlerini bırakmış, greve gitmişler. İstedikleri de 12 saat yerine, günde 8 saat çalışmaları.

Chıgago’daki gösterilere katılan işçi sayısı yarım milyonu bulmuş. Kentucky eyaletinin Lousvılle kentinde, 6 binden fazla beyaz ve zenci işçi, birlikte katılmışlar ve siyahların girmeleri yasak parka beraberce girmişler. Diğer eyaletlerde de, aynı şekilde zenci ve beyaz işçiler gösteriler düzenlemişler.

Zenci ve beyaz işçilerin birlikteki bu mücadeleleri, bazı çevrelerce ve basınca ‘ön yargı duvarı yıkıldı’ diye yorumlanmış.

Bu kadar büyük uğraşlara rağmen işçiler istediklerini elde edememiş, üstelik bir çok işçi işinden olmuş, dört işçi de idam edilmiş.

14-21 Temmuz 1889’da Paris’te toplanan ikinci enternasyonalde, bir Fransız işçi temsilcisi, 1 Mayıs gününün bütün dünyada “birlik,mücadele ve dayanışma günü” olarak kutlanmasını önermiş ve bu öneri kabul edilmiş. Aradan uzun yıllar geçtikten sonra, çalışma saatleri bir çok ülkede 8 saate indirilmiş.

1 Mayıs işçi Bayramı’nın bizdeki ilk kutlanması, 1911 yılında. Bahar bayramı oluşu da 1935’te.

Bahar bayramı, uzun yıllar ülkemizde coşkuyla, neşeyle kutlandı. Ama anarşinin zirve yaptığı 1977 yılında, Taksim’de kutlamalar yapılırken, çevreden kimin yaptığı bilinmeyen atışlarla, 34 işçimiz yaşamını yitirdi. Aradan 41 yıl geçmesine rağmen, bu kanlı 1 Mayıs katliamının canileri henüz bulunamadı. O günden sonra bu gösteriler, güvenlik nedeniyle Taksim’de yapılmıyor.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra, 1 Mayıs işçi bayramı, resmi tatil olmaktan çıkarıldı. Meclis, 2008 yılında emek ve dayanışma günü olarak, 1 Mayıs’ı kabul etti. 2009’da da, tatil günü oldu yeniden.

İşçilerimizin sorunları çok. Kaçak işçiler, çocuk işçiler, ödenmeyen ücretler, taşeron işçiler, sigortasız işçiler, kıdem tazminatı, ücret eşitsizliği ve azlığı, çok sayıdaki iş kazaları vs. Bunlar yıllardır konuşulur tartışılır ama, bir türlü çözüme ulaşılamaz.

Emek değerlidir, kutsaldır ve karşılığı gecikmeden, emekçinin teri soğumadan verilmelidir. Dilerim bir gün bu temennilerim gerçekleşir.